MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/04/2013
NUMARASI : 2011/1576-2013/236
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, erken tahliye nedeniyle kira kaybı ve hor kullanma tazminatının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı kiracının 2011 yılının Ağustos, Eylül ve Ekim ayları kira bedellerini ödemediğini, muacceliyet şartı gereğince dönem sonuna kadar tüm kira bedellerinin muaccel hale geldiğini, davalının taşınmazı haber vermeden tahliye ettiğini, kiralananda yaptırılan delil tespiti sonucunda taşınmaza davalı tarafından verilen hasarın tespit ettirildiğini, kira alacağı ve hor kullanma tazminatının tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek hor kullanma tazminatı istemine yönelik itirazın iptaline, kira alacağı istemi yönünden ise 10.000 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile kira alacağına ilişkin olarak 24.750 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, kiralananın 19/09/2011 tarihinde tahliye edildiğini, hor kullanma iddiasının kabul etmediklerini, talebin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kiralananın 29/09/2011 tarihinde tahliye edildiği kabul edilerek davalının 2012 yılının Eylül ayı kira bedelini ödemediği, taşınmazın aynı şartlarda iki ay içinde kiraya verilebileceğinin belirlendiği, davalının iki aylık makul süre kira bedeli ile sorumlu olduğu, kiralananda hor kullanma nedeniyle oluşan zararın 12.750 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesi ile 12.000 TL kira alacağı ile 12.750 TL hor kullanma tazminatı alacağı için itirazın iptaline karar verilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının alacağını doğrudan mahkemede dava ederek haklı çıkması, alacağın likit ve muayyen olması gerekir. Eğer alacaklı itirazın iptali davasında haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse bu kez alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemek,gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir. Somut olayda; Borçlunun itirazında haksız olduğu kabul edildiğine ve kira parasının kira sözleşmesinde belirlenmiş ve likit bulunmasına göre Eylül ayı kira bedeli yönünden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, istemin tümden reddine karar verilmesi doğru değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece dava konusu kiralananın 29/09/2011 tarihinde tahliye edildiği kabul edildiğine göre davalının tahliye tarihine kadar olan kira alacağından sorumlu tutulması gerekirken Eylül ayı kira bedelinin tamamı için itirazın iptaline karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasar bedeli tespit edilirken kullanım süresi ile orantılı olarak yıpranma payının hesap edilip hasar bedelinden mahsup edilip edilmediği anlaşılamamıştır. Bu nedenle Mahkemece, tespit edilen kalemlerden yıpranma payı düşülüp düşülmeyeceği konusunda dayanakları gösterilmiş, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy