MAHKEMESİ : Devrek İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/05/2013
NUMARASI : 2012/166-2013/66
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece; takibin 4.845,00TL üzerinden davalı Fadime Kazkondu hakkında devamına karar verilmiş ancak tahliye yönünden infazda tereddüt yaratacak şekilde kiralananla ilgisi olmayan başka yerdeki taşınmazın tahliyesine karar verilmiştir.
Davacı vekili 14.08.2013 tarihli tavzih talebi ile hüküm kısmında tahliyesine karar verilen adresin yanlış yazıldığını belirterek, adresin dava dilekçesinde belirttiği ‘’Eski mahalle ..Cami sokak No:... D..’’ olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemenin ‘’tavzih isteminin taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçları değiştirme niteliğinde olduğu gerekçesiyle reddine’’ ilişkin 11.10.2013 tarihli kararı davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece, her ne kadar ‘taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçları değiştirme niteliğinde olduğu’ gerekçesiyle tavzih isteminin reddine karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nun 305.maddesinde, “hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceğ...” düzenlenmiştir. Olayımızda da, taraflara hak ya da borç yükleme söz konusu olmayıp, infazda tereddüt yaratacak şekilde yazım hatası söz konusudur. Hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde infazda tereddüt yaratacak nitelikteki yazım hatasından kaynaklanan yanlışlığın tavzih talebi ile düzeltilmesinin mümkün olması karşısında yazılı gerekçe ile tavzih isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece 6100 sayılı HMK'nun 304/2.fıkrasında düzenlenen usullere de uyularak tavzih talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tavzih isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tavzih isteminin reddine ilişkin ek kararın 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy