MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkil yöneticiye ait kapıcı dairesinde ikamet ettiğini, bahçe ve binaya ait ortak yerlere bakım ve temizlik işleriyle uğraştığını, ... 2. Noterliğinin 10.01.2012 tarih ve 465 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, bu konutu tahliyesinin ihtar edildiğini, kapıcı konutunda kat maliklerinin rızası olmadan değişiklik yapıldığını, davalının iş sözleşmesinin feshedilmiş olması ve yöneticilik hizmetinde çalışmamasına rağmen kapıcı dairesini tahliye etmediğini, işgal ettiğini ve hiçbir bedel ödemediğini belirterek davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının iş akdinin 10/01/2012 tarihinde feshedildiğini, 2003 yılından itibaren çalıştığını ancak sigortasının yapılmadığını, tazminatların da ödenmediği için daireyi hemen boşaltamadığını, ayrıca davacı ile davalı arasında 01.07.2005 tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, kira sözleşmesinin her yıl yenilendiğini, davalının dava konusu taşınmazda kira akdi ile oturduğu sabit olduğundan fuzuli şagil olmadığını belirterek meni müdahale davasının reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı dava konusu taşınmazda taraflarca karşı çıkılmayan 01.07.2005 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca kiracı sıfatıyla oturmaktadır. Taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olduğu ve uyuşmazlığın bu sözleşmeden kaynaklandığının kabulünde zorunluluk vardır. Bu durumda davalı fuzuli şagil olarak kabul edilemez. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy