MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Sözleşmenin iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı Sözleşmenin iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava,kiracı tarafından kiralayan aleyhine açılan kiralananların davacıya teslim edilmediğinin tespiti ve kira paraları nedeniyle borçlu olmadıklarının tespit istemine, Birleşen dava ise,kiracı tarafından kiralayan aleyhine açılan sözleşmenin aynen ifası ile hakim müdahalesi ile kiralananların kiracıya teslimi ve gecikme nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkeme, Asıl davanın kabulü ile,davacının ...1.İcra Müdürlüğü'nün 2011/2901 esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının ve ...3.Noterliği'nin 20/10/2010 tarih ve 13520 yevmiye nolu kira sözleşmesine konu dükkanlardan 28 tanesinin teslim edilmediğinin tespitine, Birleşen davanın kısmen kabulüne, ...3. Noterliği'nin 20/10/2010 tarih ve 13520 yevmiye nolu kira sözleşmesinin aynen ifasına yönelik talep yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 91.840 TL gecikme tazminatının davalı kiralayandan tahsiline karar verilmiş,hüküm her iki davanın davalısı kiralayan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin Asıl davada verilen hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin Birleşen davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Birleşen davada davacı kiracı vekili,dava dilekçesinde, davacının mülkiyeti davalıya ait olan ... mahalle, 15 ada, 57 parseldeki 4000 m2'lik alanda 89 adet geçici iş yerlerini 20/10/2010 - 31/11/2011 tarihine kadar aylık 26.700 TL kira bedeli ile ...3.Noterliğinin 20/10/2010 tarihli kira sözleşmesine istinaden kiraladığını, kira sözleşmesi gereği kiralanan 89 adet iş yerinin davacıya teslim edilmediğini,bu nedenle kiralanan dükkanların teslimi için 17/10/2010 tarihinde ...2.Noterliğince ihtar keşide edildiğini, bu ihtarnamenin 27/12/2010 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini ancak dükkanların teslim edilmediği gibi davalının tek taraflı olarak sözleşmeyi haksız yere feshettiğini belirterek 20/10/2010 tarihli kira sözleşmesinin aynen ifasını ve teslim edilmeyen dükkanların hakim müdahalesi ile teslimine,bu güne kadar gecikme nedeniyle BK'nun 106.maddesi gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydı ile 10.000 TL gecikme tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 7.2.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini
91.840 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili,cevap dilekçesinde,davacı iddialarının doğru olmadığını, kira sözleşmesinin hususi şartlar kısmında “89 adet dükkanın kiraya verildiği ve kiralanan şeyin şimdiki durumu kısmında kullanılır durumda iş yeri” yazılı olduğunu, kiracının kira ücretlerini 4 ay boyunca eksiksiz ödediğini, ayrıca davalı belediye encümeninin 18.8.2011 de kira akdinin feshine karar verdiğini,bu yerin halka açık park alanı olarak kullanılmak istendiğini,tahliyesi için 3 yıldır çalışıldığını belirterek davanın reddini savunmuş,Mahkemece,kira sözleşmesinin aynen ifasına yönelik talep yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, ıslah edilen miktarla birlikte 91.840 TL gecikme tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekilinin 19.12.2011 tarihli dilekçesindeki kabul beyanı davacının 7.2.2012 tarihli ıslah talebini de kapsayan bir kabul beyanı değildir. Bu nedenle mahkemece, davacının gecikme tazminatına ilişkin talebi, bu husustaki tüm deliller toplanarak, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılarak bir sonuca bağlanmalıdır. Mahkemece öncelikle, davacı tarafa gecikme tazminatı talebinin ne olduğu, zararının nelerden oluştuğu ve ne şekilde meydana geldiği ayrıntılı bir şekilde açıklattırılmalı, davacının talebi tam olarak belirlendikten sonra bu hususta gerektiğinde uzman bilirkişi ya da bilirkişiler aracılığıyla yerinde keşif yapılıp davacı zararı olup olmadığı, zarar var ise ne miktarda zarar meydana geldiği, bu zararın oluşmasında davalı tarafın sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususları tespit edilip sonucuna göre yargıtay denetimine elverişli bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile soyut hesaplamalarla sonuca gidilerek karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle Asıl davada verilen hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada verilen hükmün BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.