MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 16/07/2013
NUMARASI: 2004/129-2013/277
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı maddi ve manevi tazminat davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye edilen taşınmazın 6570 sayılı Yasanın 15. maddesine aykırı olarak üç yıllık süre geçmeden üçüncü kişiye kiralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya kapsamına,toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2) Davacı vekilinin boya badana masrafı ile faize yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davalılar, davacı kiracıyı ihtiyaç nedeniyle tahliye ettikten sonra 6570 sayılı yasanın 15. maddelerinde öngörülen üç yıllık süre dolmadan kiralananı bir başkasına kiralamış olmaları nedeniyle davacının uğradığı tüm zararlardan sorumludur. Bu kapsamda davacının yeni kiraladığı yer için yaptığı boya ve badana masraflarını da istemesi mümkündür. Mahkemece, bu konuda hatalı değerlendirme yapan bilirkişi görüşü esas alınarak yeni kiralanan yere ilişkin boya ve badana masraflarının reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Öte yandan dava dilekçesinde faiz talebi de bulunmasına rağmen mahkemece faize ilişkin bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru olmamıştır.
3) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazları incelendiğinde ise; Her ne kadar olay nedeniyle davacının üzüntü ve ızdırap çektiğinden bahisle BK. 49. maddesi gereği manevi tazminata karar verilmiş ise de BK. 49 maddesinin sözkonusu olduğu hallerde öncelikle kişilik hakkının korunduğu bir kişisel varlığın (değerin) zarar görmüş olması aranmalıdır. Böyle bir değer (maddi bedensel değerler:yaşam, sağlık vb, manevi değerler :onur, saygınlık vb, ekonomik değerler :ekonomik özgürlük ) söz konusu olmadıkça ne kişilik hakkından ve ne de manevi tazminattan söz edilemeyecektir. Oysa somut olayda manevi tazminata konu edilen zarar bir mal varlığı zararının içindedir. Mal varlığı şeklinde oluşan maddi zararlar ise kişilik hakkının korunması dışındadır. Eylemin oluşma biçimi ise kişilik hakkı niteliğinde olan '' ekonomik özgürlük ve varlığa saldırı'' durumunu meydana getirmeye de uygun değildir. Bu durumda mahkemenin manevi tazminat isteminin reddine karar vermesi gerekirken yazılı şekilde manevi tazminata karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 24/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.