MAHKEMESİ: Enez Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 23/10/2013
NUMARASI: 2007/51-2013/70
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralana yapılan müdahale nedeniyle yoksun kalınan kâr kaybı ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir olunarak karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazı davalı belediyeden kiraladığını, davalının taşınmaza haksız müdahalede bulunduğunu, kira sözleşmesini feshettiğini ancak belediye encümen kararının idare mahkemesince iptal edildiğini, mahkeme kararı beklenmeden davalı idarenin taşınmazı yıktığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile yıkılan yapı nedeniyle 4.000 TL, kiralananı işletemediği için gelir kaybı olarak 4.000 TL olmak üzere 8.000 TL nin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kira konusu yerden daha fazla alanı işgal ettiğini, davaya konu yerin Kaymakamlık kararı ile yıkıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece tutanak tanıkları beyanı da dikkate alınarak yıkım esnasında davaya konu yapının kaldırılmış olması nedeniyle yıkımdan kaynaklanan zarar isteminin reddine, gelir kaybı yönünden ise 2005 yılı yönünden mahalli bilirkişi beyanı doğrultusunda 50.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı 22.3.2011 tarihinde davasını yapı değeri yönünden 47.600 TL, gelir kaybı yönünden 150.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Taraflar arasında 04.06.2004 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin eki olan şartnamenin 11. maddesinde; “kira bitiminde kiralanan mevcut hali ile belediyeye devredilecektir” hükmü bulunmaktadır.
Dosyada mevcut yıkım tutanağının incelenmesinden; davaya konu yapının 04.09.2006 tarihinde yıkıldığı, yıkımdan önceki yapıların sökülmüş vaziyette olduğu, sadece beton zeminin kalmış olduğuna dair tutanak tutulduğu anlaşılmaktadır.
Davaya konu kiralananın yıkılması nedeniyle davalı Belediyeye atfedilecek kusur bulunmamaktadır. Davalı belediyenin fuzuli şagil olan davacıyı tahliye etme imkanı da bulunduğu anlaşılmakla, fuzuli şagil olan davacının muaraza çıkartarak kar kaybı istemi yerinde değildir. Bu durumda mahkemece yoksun kalınan kar kaybı talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahalli bilirkişi beyanı doğrultusunda kar kaybı hesabı yapılarak davanın kısmen kabulüne verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 2 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.