MAHKEMESİ : Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/11/2012
NUMARASI : 2008/170-2012/519
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesinin devri nedeniyle ödenen paranın sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi üzerine iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde,davalının Kırklareli SSK Hastanesinin önündeki büfenin kiracı olarak zilyedi iken tarafların 2007 yılı Kasım ayında aralarında yapmış oldukları şifahi sözleşme ile büfenin zilyetliğinin davacıya bırakılması hususunda anlaştıklarını,anlaşma karşılığında davalının,davacının eşinden 21.000 TL aldığını, davacının elektrik ve su aboneliğini başlatabilmek amacı ile ilgili kurumlara başvurduğunda ilgili kurumların yazılı kira sözleşmesi istediklerini, ancak davalının yazılı sözleşme yapılmasını kabul etmediğini, bir süre sonra da dava konusu büfenin işletilmesi hakkının Kırklareli Valiliği Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından yıllar önce davalı A.. Y..' e yardım olarak tesis edildiğini ardından da A.. Y..' in oğlu Recep Yelek' e devrolunduğunu ve A.. Y..' in kiracı olarak taraf sıfatı olmadığından R Y' in de kurum ile yapmış olduğu sözleşme gereği böyle bir devir yapmasının hukuken imkansız olması nedeni ile iş bu zilyetliğin devrinin yapılamayacağını öğrendiklerini, bu durumda taraflar arasında yapılan sözleşmenin ifasında hem fiili hem de hukuki imkansızlık olması nedeniyle muteber olmadığını, davacının kendi edimini yerine getirmiş olup ifa imkansızlığı nedeni ile davalının elde ettiği kazanmanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini önce sözlü olarak talep ettiğini, netice alınamayınca Kırklareli icra Müdürlüğünün 2008/127 esas sayılı icra dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının yasal süresi içinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduruğunu belirterek itirazın iptaline, davalının %40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, zira davalı A.. Y..' in dava konusu büfe içindeki demirbaş ve mallarını 20/09/2007 tarihinde yapılan sözleşme ile 21.000 TL bedele davacıya değil davacının eşi Derya Oruç' a devrettiğini, davacının dava açma hakkı olmadığını, büfe ile devredilen mallarında Derya Oruç tarafından sayılarak ve etiketlenerek devralındığını bu konuda da tanıklarının bulunduğunu, büfenin devrinin ve içindeki malların bedelinin davacının eşi tarafından ödenmesinin ardından hemen kira sözleşmesi yapıldığını ve Kırklareli Belediyesine ve Kırklareli Vergi Dairesi Müdürlüğüne kira sözleşmelerinin sunulduğunu, kira sözleşmeleri ve resmi işlemlerin davacı adına yapıldığını, bu sözleşmeler yapılırken davacının yapılan hiç bir işleme itirazının olmadığını, davacının büfeyi devraldığı için her hangibir zararının mevcut olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu büfenin davalı tarafından davacıya içindeki mallarla birlikte kiralandığı, bu devir karşılığı davacının 21.000 TL ödediğini kanıtlayamadığı, davacının ancak bilirkişi raporunda belirlenen kadar miktarı (davacıya devrolunan büfede bulunan malların fatura bedelleri toplamı 4053,10 TL) davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında dava konusu büfenin içindeki mallarla birlikte devredilip teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, dava konusu büfeyi davalının davacıya devir ve kiralama yetkisi bulunmaması nedeniyle davalıya ödenen 21.000 TL nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek 21.000 TL'nin tahsilini talep etmektedir. Davacı, büfe ile içindeki malları da devralmış olup, bu malların bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin bir talep bulunmadığı gibi, davacının devraldığı büfe içindeki malların bedelini davalıdan talep etme hakkı da bulunmamaktadır. Bu durumda Mahkemece, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uymayan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı lehine BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 09.09.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy