MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ölü .....Kayyım ... Defterdarı kayyım ...tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Kayyım atanmasına ilişkin ...2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/... E, 2010/... K sayılı ilamının kesinleşme şerhli onaylı suretinin temini ile evraka eklenmesi,
2-Dava konusu taşınmazların paydaşı ... ait mirasçılık belgesine dosyada rastlanamamıştır. Adı geçen kişiye ait mirasçılık belgesinin ilgililerden temin edilerek evraka eklenmesi,
3-Davalı ...’a hüküm aynı konutta oturan eşi ...’a tebliğ edilmiş ise de tebligatı alan ...’ın davalı ...’ın eşi olduğu hususunda tereddüt oluştuğundan, adı geçen davalının nüfus kaydı temin edilerek tebligatı alan kişinin davalının eşi olup olmadığının tespit edilmesi, ...’ın davalı ...’ın eşi olmaması halinde hükmün adı geçen davalıya yöntemine uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi,
4-T.K'nun 35/2 maddesi “ Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir. Açıklanan yasa hükmüne göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılması yerinde değildir.Gerekçeli karar davalılar ... ve ...’e Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebliğ edilmiş olup, tebligat 6099 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yapılmış olması nedeni ile usulsüzdür. Gerekçeli kararın adı geçen davalıların, kimlik bilgilerine göre adres kayıt sistemindeki son adresleri tespit edilerek, tespit edilen adreslerine tebliğ edilmesi ve temyiz süresinin beklenilmesi,
5-Davalı ...’e hükmün Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmiş ise de tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmemiştir. Bu durumda tebliğ işleminin Tebligat yasasının değişik 21/2.maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemez. Öte yandan muhatabın adreste bulunmama sebebine ilişkin bir kayıt da bulunmadığından Tebligat Kanununun 21/1.maddesinde belirtilen usule de uyulmamıştır. Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olup mahkemece hükmün adı geçen davalıya yöntemine uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi ve bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE,08/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy