MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın tahliyesi-Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt sebebiyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde kiralananda 01/11/2010 tarihinden itibaren aylık 275 TL kira bedeli ile kiracı olan davalının 01/11/2010-01/04/2011 tarihleri arasında işlemiş beş aylık kira bedelini ödemediğini, 23/03/2011 keşide tarihili noter ihtarı ile toplam 1.375 TL kira alacağını 30 gün içerisinde ödenmesinin istendiğini, temerrüt ihtarının 01/04/2011 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini ancak süresinde ödeme yapmadığını, bu sebeple de temerrüde düştüğünü belirterek davalının kiralanandan tahliyesini ve 1.375 TL kira alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece,taşınmazın belediye sınırları içinde bulunduğu, 6570 sayılı yasaya tabi olduğu, bu yasada tahliye sebeplerinin Kanun'un 7. maddesinde tahdidi olarak sayıldığını, bir kira yılı içerisinde başka başka aylara ait iki ihtar yapılması gerektiğini, dosyada bir ihtar bulunduğunu,bu nedenle iki ihtara dayalı tahliye koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanun'unun 260.maddesi ile muaccel olan kira parasının ihtara rağmen 30 günlük ödeme süresi içinde ödenmeyerek temerrüde düşülmesi halinde aktin feshedileceği hüküm altına alınmıştır. 6570 sayılı Yasa'nın 7/e maddesindeki düzenleme ile de kira bedelinin vaktinde ödenmemesi nedeniyle haklı olarak bir yıl içinde kendilerine iki defa yazılı ihtar yapılan kiracılar aleyhine ayrıca ihtara gerek kalmaksızın aktin hitamında kiraya verene, tahliye davası açma hakkı tanınmıştır.
Olayımıza gelince; Davacı Borçlar Kanunu'nun 260. maddesi uyarınca temerrüt nedeniyle aktin feshi ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Borçlar Kanun'unun 260 maddesine dayalı temerrüt nedeniyle tahliye davasında kiralananın Borçlar Kanununa ya da 6570 sayılı Yasaya tabi olmasının önemi bulunmamaktadır. Kiralananın konut olarak kiraya verildiği anlaşıldığına göre 23/03/2011 keşide tarihli temerrüt ihtarnamesi usulüne uygundur. Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile istemin iki haklı ihtar nedeni ile tahliye olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de,davacı tahliye ve kira alacağı talebinde bulunduğu halde kira alacağı istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy