MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, İ.İ.K.nun 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davacının davalıya senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ,asıl alacağın %40'ına tekabül eden 16.000,00 TL haksız takip tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu dükkanı 5 yıl süre için kiralayan fakat bu süre dolmadan tahliye etmek isteyen davalı kiracıyla işlettiği eczanedeki demirbaş ve ilaçları müvekkiline devretme konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin demirbaş ve ilaçlar karşılığında davalıya 40.000 TL’lik senet verdiğini, davalının eczaneyi bir süre daha işlettikten sonra içindeki müvekkile devredeceği demirbaş ve ilaçları alarak tahliye ettiğini ve senedi iade etmeyen davalının senedi icraya koyacağını bildirdiğini belirterek 30.06.2011 vade tarihli 40.000 TL bedelli senetle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, kiraya veren davacının dava konusu senedi sözleşme süresinden önce kiralananın boşaltılması karşılığında müvekkiline verdiğini, aralarında demirbaş ve ilaç devri gibi bir anlaşma bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalıya adi senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %40'ına tekabül eden 16.000,00 TL haksız takip tazminatına karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçele göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında 01.10.2007 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı ve kiralananın 05.03.2011 tarihinde tahliye edildiği hususunda uyuşmazlık yoktur. Davalı kiraya verenin ,”bu senet... ... Eczanesinin ...'a 30.06.2011 tarihinde devredildiği taktirde kullanılabilir şekilde düzenlenmiştir.” ibareli ve tarafların imzasını taşıyan 30.06.2011 vadeli,40.000,00 TL bedelli bononun davalı kiracı ... adına düzenlediği görülmüştür. İ.İ.K.nun 72. maddesinin 4. fıkrasına göre, davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için davalı alacaklının takibini alacaklı olmadığını bile, bile kötüniyetli olarak yapması gerekir.Olayımızda, davacının borçlu olmadığının tespiti yargılamayı gerektirmiş olup takibin kötüniyetli olarak yapıldığı davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Bu durumda kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.