MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptalı davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı-karşı davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı-karşı davalı vekili Av.... ve davalı-karşı davacı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, asıl davada kira parasının tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili, karşı davada ise 50.000 TL maddi tazminatın tahsiline ilişkindir. Mahkemece ilk kararında asıl davanın kısmen kabulü ile itirazın 112.926 Dolar (171.647 TL ) üzerinden iptaline, davacının fazlaya ilişkin isteminin ve davalı -karşı davacı vekilinin kötü niyet tazminatının reddi ile karşı davanın reddine karar verilmesi üzerine, hükmün Dairemizin 10.07.2012 gün ve 2012 / 5633 esas 2012 / 10430 karar sayılı kararı ile davacı- karşı davalı yararına icra inkar tazminatına yönelik olarak bozulmasından sonra, bozma ilamına uyan mahkemece ilk verilen hükmün diğer kısımlarının onanmış olması nedeniyle sadece davacı- karşı davalının icra inkar tazminatı isteminin kabulü ile asıl alacak olan 112.926 Dolar karşılığı 171.647 TL'nin % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm icra inkar tazminatına yönelik olarak davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatının amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemektir. Eğer alacaklı itirazın iptali davasında haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse bu kez alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Ne var ki icra inkar tazminatı, niteliği gereği ancak itirazın iptali davası sonucunda davanın tamamen veya kısmen kabulüne karar verilmesi koşuluna bağlı olarak hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminattır. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir.
Somut olayda, davacı – karşı davalı, davalı- karşı davacı hakkında Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü’nün 2008 / 13480 sayılı takip dosyası ile Nisan – Kasım 2008 arası ayları kira parası 150.568 Dolar karşılığı 228.863.36 TL’nin tahsili için icra takibi yapmış, icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan işbu davada, mahkeme davacı- karşı davalının edimlerinin bir kısmını yerine getirmemesine karşın davalının kiralananı kullanmaya devam ettiğini, oysa makul bir süre bekleyerek, sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle kiralananı teslim edip o yerle ilgili masraflarını talep etmesinin gerektiğini, davalının ise bu hakkı kullanmayarak sekiz ay beklediğini, bir başka deyişle sözleşmedeki fesih hakkını kullanmadığını, makul sayılabilecek sürenin iki ay olarak takdir edildiğini, iki ay dışında kalan kira bedelinin ödenmemesinin herhangi bir yasal dayanağının olmadığını belirterek, altı aylık kira parası yönünden itirazın iptaline karar vermiştir. Mahkemece yapılan yargılamada davalı- karşı davacı kiracının sorumlu olacağı kira parası bilirkişi incelemesi ile tespit edilerek hüküm altına alınmıştır. Bir başka deyişle kira alacağı yönünden sonuca mahkemenin takdir ve değerlendirilmesi ile ulaşılmıştır. Bu durumda ortada likit ve belli bir kira alacağının varlığından söz edilemez. Bu itibarla mahkemece kısmen itirazın iptaline karar verilirken kira alacağı yönünden icra inkar tazminatına da hükmedilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı-karşı davacı yararına takdir edilen 990 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy