MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi sebebiyle, kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalıya 13 örnek ödeme emri, 16/10/2012 tarihinde adresinde bulunmadığından Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine göre mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Davalı, duruşmada, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, ancak icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürüp tebliğ tarihini düzelttirmediğini beyan etmiştir. Bu durumda 16.10.2012 tarihinde yapılan, tebligatın kesinleştiğinin kabulü gerekir. İcra Mahkemesi, ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlüğü kendiliğinden nazara alamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30/03/2005 ve 2005/6-190-220 ve 2005/6-518-518 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Mahkemece, kesinleşen takip üzerine yasal sürede ödemede bulunup bulunmadığı üzerinde durularak işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy