MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kira bedelinin tespiti
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kirayaveren tarafından açılan sözleşmedeki aylık kira miktarının tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı 16.09.2010 tarihinde satın aldığını, zilyetliğin korunması için kaymakamlığa yaptığı müracaat sonucunda yapılan soruşturma kapsamında davalının 01.04.2010 tarihinden itibaren taşınmazda kiracı sıfatı ile oturduğunu beyan ettiğini, ancak bugüne kadar kira ödemediğini belirterek davalının 16.09.2010 tarihinden itibaren davacıya ait taşınmazı kullanıyor olması nedeni ile aylık kira miktarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı aşamalardaki beyanlarında kira ilişkisini kabul ederek kira borcu bulunmadığını belirttiği gibi kimi beyanlarında da kira ilişkisini kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulü ile 16.09.2010 tarihinden itibaren taşınmazın aylık kira parasının 400 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kira sözleşmesi karşılıklı edimler içeren bir sözleşmedir. Kiraya veren birşeyin kullanımına izin verme yükümlülüğü üstlenirken kiracı da bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlenmektedir. Sözleşmedeki bedel tarafların karşılıklı rızalarının uyuşması ile belirlenir. Kiraya veren tarafından kira sözleşmesine dayanılarak açılan davalarda kira ilişkisi, sözleşmenin başlangıç tarihi ve süresi ile aylık kira bedelini ispatlama yükümlülüğü kiraya verene aittir. Kira sözleşmesinde bir kez bedel belirlendikten sonra sözleşmenin uzadığı dönemler yönünden kira bedelinin tespitine ilişkin dava açılabilir.
Olayımızda, davacı kira sözleşmesindeki bedeli bildirmediği gibi bu bedelin mahkeme tarafından tespit edilmesini istemektedir. Açılan bu dava, yukarıda belirtilen nitelikte kira artışına yönelik bir tespit davası niteliğinde değildir.Bu durumda sözleşmedeki kira bedelinin mahkemece tesbiti mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.