MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılardan ... Biter tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesi istemiyle yapılan takibe vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından, temyiz edilmiştir.
1-) Dosya kapsamına ve bozma kararı gereğince işlem yapılarak karar verilmiş bulunmasına, takibe konu kira parasından takip tarihine kadar olan kısmının dahi ödenmemiş olmasına göre davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalının alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun Kiracı Aleyhine Düzenleme Yasağı başlıklı 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanun'unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı Kanun'un görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanun'unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanun'unda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen 01.03.2008 tarihli kira sözleşmesinin 17.maddesinde aynı dönem içerisinde kira bedelinin iki ay arka arkaya ödenmemesi halinde ödenmeyen aydan itibaren kontrat süresi sonuna kadar olan kira paralarının muaccel olacağına ilişkin muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte olup, yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracının sıfatına göre geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekir. Her ne kadar önceki bozma kararında bu husus maddi hataya dayalı olarak değerlendirilmemiş ise de, maddi hataya dayalı bozma kararına uyulması usulü kazanılmış hak doğurmaz.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinde ödenmeyen 2009 yılı Ocak ayından Ağustos ayına kadar olan kira paraları ile muacceliyet koşulu uyarınca 2009 yılı Eylül ayından Aralık ayına kadar kira paralarının da tahsili istenildiğine göre değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağı üzerinden yapılması gerekirken, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kira parası üzerinden de itirazın kaldırılmasına karar verilmesi yeni yasal düzenleme karşısında doğru görülmemiştir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıdaki 1 (Bir) no'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın tahliyeye ilişkin kısmının ONANMASINA, 2 (İki) no'lu bentte açıklanan nedenlerle alacağa ilişkin kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.