MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili amacı ile başlatılan takipte borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı belediyeden iki taşınmaz kiraladığını, davalı belediyenin kendi belirlediği kira bedeli üzerinden takip başlattığını ve takibin kesinleştiğini belirterek başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tesbitini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 11 nolu taşınmaz hakkında 01.06.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli, 23 nolu taşınmaz hakkında 15.08.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmelerinde sırası ile aylık kira bedeli birinci sözleşmede 150 TL ikinci sözleşmede 405 TL olarak belirlenmiştir. Kira sözleşmesinde kira artışı öngörülmediğinden davalı kiraya verenin tek taraflı olarak kira bedelini artırması mümkün değildir. Davalı kiralayan yıllık kira bedellerinin iddia ettiği miktarda olduğunu kanıtlamak zorunda olup, bu husus kanıtlanamadığından davacının kabul ettiği bedele itibar etmek gerekir. Davacı aleyhine başlatılan takipte hangi aylara ilişkin kira bedelinin tahsili istendiği belirtilmemiştir. Öncelikle takibin hangi aylar kirasına ilişkin olduğu davalı tarafından açıklanması gerekir. Davalı her iki taşınmaz hakkında 2006 yılından sonra her yıl sözleşmenin yenilendiğine ilişkin sözleşmeler ibraz etmiştir. Bunların içinde sadece 11 nolu taşınmaz hakkında 01.01.2010 tarihli kira sözleşmesinde davacı kiracının imzası bulunmaktadır. Diğer yenilenen kira sözleşmelerinde kiracının imzası bulunmamaktadır. Bu durumda bu imzanın davalıya ait olup olmadığı sorularak kabul ettiği takdirde ya da imzanın davalıya ait olduğunun tesbiti halinde 11 nolu dükkan hakkında 01/01/2010 dönemi ve sonrası için sözleşmede belirlenen kira bedeli üzerinden diğer geçmiş yıllar kira dönemleri ile 23 nolu taşınmazın tüm dönemleri yönünden sözleşmelerde artış şartı olmadığından ilk kira sözleşmelerinde belirtilen rakamların altına inmemek üzere davalının kabul ettiği bedel üzerinden uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy