MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı alacaklı vekili tarafından 20.05.2011 tarihinde başlatılan icra takibinde, 8.500 USD kira alacağının işlemiş faizi ile birlikte davalı borçludan tahsili istenmiştir. Ödeme emri borçluya 21.05.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafından süresinde borca itiraz edilmiş olup, davalı borca itirazında; kira borcu bulunmadığını savunmuştur. Davacı alacaklı tarafından itirazın kaldırılması istemiyle açılan işbu davada aylık 500 USD üzerinden takibe konu 8.500 USD’lık alacağın 2.500 USD’lık kısmının 2011 yılının ilk beş ayına ilişkin olduğu, 6.000 USD’lık kısmının ise 2010 yılı sonuna kadar ödenmemiş olan kira alacağına ilişkin olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda 2.512,53 USD asıl alacak 7.98 USD işlemiş faiz yönünden itirazın kaldırılmasına kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına reddedilen miktar üzerinden davalı yararına İcra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince,
Takip talepnamesinde ve borçluya tebliğ edilen ödeme emrinde asıl alacak tutarı 8.500 USD olarak gösterilmiş olup, alacağın hangi aylarla ilgili olduğu belirtilmemiştir. Takip talepnamesinde ve buna uygun olarak düzenlenen ödeme emrindeki bu eksikliğin alacaklıya açıklattırılmak suretiyle sonradan giderilmesi mümkündür. Nitekim alacaklı vekili dava dilekçesinde alacağın 6.000 USD’lık kısmının 2010 yılı sonu itibariyle ödenmemiş kira borcu, geriye kalan 2.500 USD’lık kısmının ise 2011 yılı ilk beş ayına ilişkin olduğunu açıklamıştır. Şu durumda da takibe konu alacağın 6.000 USD'lık kısmının kira başlangıcından itibaren 2010 yılı sonuna kadar olan döneme yönelik bakiye kira alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu alacağın salt 2010 yılına ilişkin olduğunun kabulü ile buna göre hesaplama yapılması hatalıdır. Mahkemece davalının kira başlangıcından itibaren tüm ödemeleri incelenerek 2010 yılı sonu itibariyle bakiye kira borcunun saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy