MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete, yetkilinin nerede olduğu belirtilmeden evrak memuruna tebliğ edilmiştir. Tebligat Yasasının 12 ve 13, Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18.maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat hususunu düzenlemiştir. Anılan madde hükümlerine göre, tebligatın tüzel kişinin selahiyetli mümessillerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir.
Olayımıza gelince: Davalı şirkete dava dilekçesi "evrak memuruna tebliğ edildi" şerhiyle tebliğ edilmiş ise de, tüzel kişilere yapılacak tebligat, yukarıda açıklanan esaslara göre, tebligatın tüzel kişinin selahiyetli mümessillerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, durumun tebligata şerh düşülmesi ve ondan sonra tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir. O nedenle tüzel kişinin tebligatı alacak yetkili temsilcisinin ne sebeple iş yerinde bulunmadığı tebligata yazılmadığından yapılan bu tebligatın Tebligat Yasasının 12 ve 13, Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18.maddelerine göre usulüne uygun olduğu söylenemez. Adı geçen davalı şirkete yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra, işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy