MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun kısmi itiraz etmesi nedeni ile davacı, icra mahkemesine başvurarak, kabul edilen aylar için ödeme yapılmadığından kiralananın tahliyesine, itiraz edilen kısım için ise itirazın kaldırılmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece kiralananın tahliyesine, itirazın kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, takibe konu edilen ve muaccel olan Mayıs, Haziran 2012 aylar kiralarının yasal sürede ödenmediği anlaşıldığından, davalının kiralananın tahliyesine yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının itirazın kaldırılmasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı, icra takibinde, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı kira sözleşmesinin 19.maddesindeki "bir kira ödenmediğinde gelecek ay kiraları muacceliyet kesbeder" şartı gereğince dönem sonuna kadarki Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2012 aylar kiralarının da tahsilini istemiştir. Davalı borçlu süresindeki itirazında üç aylık kira borcunu kabul ettiğini, muacceliyet şartı gereği istenen aylar kirasının yeni yasal düzenleme karşısında istenemeyeceğini bildirmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 346.maddesinde, kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olacağı hüküm altına alınmıştır.Öte yandan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un “Geçmişe Etkili Olma” başlıklı 2.maddesinde Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı ,“Görülmekte Olan Davalara İlişkin Uygulama” başlıklı 7.maddesinde de Türk Borçlar Kanunu'nun;kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120., aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138.maddesinin ,görülmekte olan davalarda da uygulanacağı öngörülmüştür.Türk Boçlar Kanunu'nun “Kiracı Aleyhine Düzenleme Yasağı” başlıklı 346.maddesinin kamu düzenine ilişkin bir hüküm olduğu uyuşmazlık konusu değildir.Ancak 04.07.2012 tarihli 6353 Sayılı Kanun'un 53. maddesi ile değiştirilen 31.3.2012 tarihli 6217 Sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesine göre”Kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu ./..
işyeri kiralarında, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354 üncü maddeleri 1/7/2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmüne göre kiracısı tacir ve tüzel kişi olan işyerlerinde Türk Borçlar Kanunu'nun 346. maddesi uygulanmayacaktır.
Olayımızda, kiralanan yerin mesken olması nedeniyle kiracı hakkında Türk Borçlar Kanunu'nun 346.maddesi uyarınca kira bedelinin zamanında ödenmemesi durumunda, sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmanın geçersiz olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda muacceliyet koşulu uyarınca istenen Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları kira bedeli hakkındaki itirazın kaldırılması isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle kararın tahliye yönünden ONANMASINA, 2.bentte yazılı nedenlerle alacağa ilişkin itirazın kaldırılması kararının BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.