MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın tahliyesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklılar tarafından 15/11/2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanılarak kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine süresinde itiraz edilmemesi sebebiyle kesinleşen takip sonucunda, icra mahkemesinden davalı borçlunun tahliyesinin talep edildiği, mahkemece davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine ilişkin verilen karar temyiz edilmediğinden kesinleşme şerhinin verildiği, bu aşamada 26/11/2012 tarihinde mahkemeye müracaat eden davalı borçlu vekili gerek ödeme emrinin gerekse dava dilekçesi ile kararın tebliğine ilişkin tebligatlardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, icra mahkemesine şikayette bulunduğu gibi cezai kovuşturma için yasal yollara da müracaat ettiğini bildirdiği, mahkemece karar tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı gerekçesi ile kesinleşme şerhinin iptaline karar verildiği, kararın davalı borçlu vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesi borçluya 02/08/2012 tarihinde bizzat tebliğ edilmiş ise de, davalı vekilinin sunduğu pasaport fotokopisinden davalının 31/07/2012 tarihinde yurt dışına çıktığı, 03/08/2012 tarihinde aktarmalı olarak yurda giriş yaptığı anlaşıldığından dava dilekçesinin tebliğ tarihinde yurt dışında bulunup bulunmadığının ilgili emniyet birimlerinden araştırılarak davalı borçluya usulsüz tebligat yapılıp yapılmadığının tesbiti gerekirken, savunma hakkı kısıtlanır şekilde taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek sonuca gidilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, davalı borçlunun ödeme emrinin usulsüz tebliği nedeniyle açtığı dava sebebiyle ... 2.İcra Müdürlüğünün 2012/.... E.-2013/... Karar sayılı dosyasında mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda ödeme emri tebliğ belgesindeki imzanın borçluya ait olmadığı tesbit edilerek davanın kabulü ile öğrenme tarihi olan 26/11/2012 tarihinin tebliğ olarak kabul edildiği, borçlunun öğrenme tarihine göre 28/11/2012 tarihinde süresinde icra müdürlüğüne itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu anlaşılmış olup, mahkemece icra mahkemesinde görülmekte olan davanın kesinleşmesi beklenmeden tahliye yönünde karar verilmesi de doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.