MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı-karşı davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, asıl davada 6.140 TL kira parası ile 2.500 TL hor kullanma tazminatının tahsili, karşı davada 500 Dolar güvence parasının iadesine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile 7.963.33 TL alacağın tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı- karşı davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.04.2003 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 3. maddesinde kiracıdan 500 Dolar depozito alındığı, kiralananın tahliyesi anında kiracının borcu bulunmadığı takdirde depozitonun kiracıya iade edileceği, kiracının kiralananı tahliye etmeye karar vermesi halinde depozitonun son kira parasına sayılmayacağı, sözleşmenin genel şartlar bölümü 6. maddesinde de, kiracının kiraladığı şeyi ne halde buldu ise, o halde ve adete göre teslim etmeye mecbur olduğu kararlaştırılmıştır. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar. Kiralananın davalı-karşı davacı tarafından 22.05.2009 tarihinde tahliye edilmesinden sonra davacı- karşı davalı kiraya veren tarafından kira alacağının ve kiralanana verilen hasar bedelinin tahsiline yönelik açılan dava üzerine, yasal süresi içinde karşı dava açan davalı da, sözleşmeyle kiraya verene verilen 500 Dolar güvence parasının iadesini istemiştir. Mahkemece gerek delil tespiti dosyasında, gerek yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda belirlenen 2.500 TL hasar bedelinin davalı -karşı davacıdan tahsiline karar verilirken sözleşmenin 3. maddesi gereği alınan güvence parasının kiralanandaki hasarlara karşılık verilmesi, delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporu ile sözleşmenin özel 3. ve genel 6. maddesiyle Borçlar Kanunu'nun 266 maddesi (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 334. maddesi ) gereği güvence parasının davacı- karşı davalıdan istenemeyeceği gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 139. maddesi ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 118 maddesi ) gereğince, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise, her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Yine 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 143. maddesi ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 122 maddesi ) hükmüne göre takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesi ile gerçekleşir. Bu durumda her iki borç takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erer. Takas için mutlaka karşılık dava açılması zorunlu değildir. Davalı, karşılık dava açmadan da takas savunmasında bulunmakla yetinebilir. Bununla birlikte davalının takas etmek istediği karşılık alacağın miktarı, asıl davada istenen alacaktan daha fazla ise ve davalı bu fazla alacağını hüküm altına aldırmak istiyorsa karşılık dava açılması gerekir. Karşılık dava, asıl dava ile birlikte incelenirse de, asıl davaya oranla müstakil, ayrı bir davadır. Bu nedenle her iki davanın da ayrı ayrı karara bağlanması gerekir.
Olayımızda; mahkemece kiralanana verilen hasarlar yönünden tazminat miktarına hükmedilirken sözleşmeyle kiraya verene verilen güvence parası mahsup edilmediğine göre davacı- karşı davalının elinde sebepsiz ve karşılıksız kalan güvence parası yönünden karşılık davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün karşı davaya yönelik olarak bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) No'lu bentte yazılı nedenlerle asıl davaya ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, yukarıda (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün karşı davaya yönelik olarak BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy