MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı-karşı davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava kiracı tarafından açılan menfi tespit, birleşen dava kiraya veren tarafından açılan ödenmeyen kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı-karşı davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince, İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2 maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatının amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemektir. İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir.
Olayımızda, davalı-karşı davacı vekili dava dilekçesinde davalının kiracı olduğunu, davalı hakkında 11.8.2008-3.9.2009 arası ödenmeyen 31.267 TL kira alacağının tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının kira bedellerini ödemediği gibi takibe de itiraz ettiğini belirterek haksız itirazın iptalini ve alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, birleşen dava kabul edildiği ve alacak miktarı sözleşme ile belirlenebilir nitelikte olduğu halde, asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken mahkemece icra inkar tazminatı isteminin likit olmadığı ve bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden bahisle reddi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün icra inkar tazminatına hasren BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy