MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava; kira alacağı, hor kullanım nedeni ile tazminat ve erken tahliye nedeniyle kira alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının erken tahliye nedeniyle mahrum kalınan kira alacağına yönelik temyizine gelince: Davada dayanılan ve hükme esas alınan 14.07.2003 başlangıç tarihli ve dokuz yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin hususi şartlar kısmında ''boşaltmak isterse bir ay önceden haber verip alt dükkan ile yaptığı bağlantıyı ayıracaktır'' hükmü mevcuttur. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Kiralananın 18.03.2011 tarihinde tahliye edildiği davacı tarafından bildirilmiş davalı tarafından buna bir itirazda bulunulmamıştır. Bu durumda davalının kiralanan yeri süresi dolmadan önce erken tahliye ettiği anlaşılmaktadır. Kural olarak kiracı haksız fesih durumunda kiralayanın uğradığı tüm zararı ödemekle yükümlüdür. Ancak BK.'nun 98. maddesi göndermesi ile aynı kanunun 44.maddesi uyarınca kiralayanın da zararın artmasına neden olmaması gerekir. Davalı kiracı taşınmazı tahliye ettikten sonraki sorumluluğu kiralananın kira sözleşmesindeki bedel ve koşullarda yeniden kiraya verilebilceği süre kadardır. Ne var ki, bu süre taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin hususi şartlar kısmında bir ay olarak kararlaştırılmıştır. Bu nedenle davalı kiracının tahliye tarihinden sonraki bir aylık kira bedeli ile sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde fazla kira bedeline hükmedilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy