MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak, nitelik itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, feshi ihbar nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu uyarınca feshi ihbar nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.
Olayımıza gelince; Taraflar arasındaki 07/06/2007 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesinin Borçlar Kanununun adi kiraya (Türk Borçlar Kanunu genel hükümler) ilişkin hükümlerine tabi olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kiralayanlar iki kişi olup yukarıda açıklandığı gibi kiralayanlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Kiralayanlardan ... feshi ihbar nedeniyle tahliye istediğine göre fesh edici özelliği bulunan ihbarın sonuç doğurabilmesi için her iki kiralayan tarafından birlikte keşide edilmesi gerekir. Kiralayanlardan biri tek başına fesih iradesinde bulunamaz. Feshi ihbarda kiralayanlardan dava dışı Ali Karabayır'ın fesih iradesi bulunmadığından, feshi ihbardaki noksanlık da dava sırasında giderilemiyeceğinden bu husus üzerinde durulmaması usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 6.maddesinde kiracıya tanınan hak doğrultusunda sözleşmenin aynı şartlar ve süre ile yenilenip yenilenmediği konusunun irdelenmemesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy