MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması, tahliye ve %40 tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı hakkında açılan davanın kabulü ile, itirazın kaldırılmasına, kiralananın tahliyesine, tazminat talebinin şartları oluşmadığından hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili davacının malik olduğu işyerinde davalının 01/12/2010 başlangıç, 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kira bedelinin 3000 TL olarak her ayın beşinci günü peşin ödeneceğini, kiracının 2011 yılı 3,4,5,7,8,9. aylar için aylık 3.000 TL den, 12. aydan 1000 TL, 2012 1. aydan 1000 TL 2012 yılı 2, 3, 4. aylar 4000 TL den kira bedellerini ödemediğini, bu nedenle kira sözleşmesinin 3. maddesi gereğince muaccel hale gelen 2012 yılı 5, 6, 7, 8, 9, 10,11. aylar 4000 TL den toplam 60.000 TL kira alacağının ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 gün içinde ödenmesini ve temerrüt nedeniyle kiracının tahliyesine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili davayı kabul etmediklerini,davacının banka hesabına 21.000 TL lik ödeme yapıldığını, haricen 3 aylık kira bedeli 9.000 TL ödendiğini, 15/01/2011 vadeli 10.000 TL bedelli kiraya mahsuben verilen senedin ödendiğini, Kiralayanın talebi üzerine kiraya mahsuben verilen 50.000 TL lik çekin 23/08/2011 de ödendiğini, sonuç olarak kiraya mahsuben toplam 90.000 TL lik ödeme yapıldığını, davalının takibe konu aylara ilişkin borcunun bulunmadığını savunmuş, mahkemece davanın kabulüne, itirazın kaldırılmasına, kiralananın tahliyesine, tazminat talebinin şartları oluşmadığından hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları
ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 3. maddesinde Bir kira bedeli zamanında ödenmediğinde yıllık kira bedelinin muaccel olacağı koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya kapsamından kiracının TTK.nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli,tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirası yönünden alacak isteğinin reddine karar verilmesi gerekir. Davalı kiracının kira muaccel olan kira bedellerine ilişkin olarak çek ve senetle ödeme yaptığına ilişkin savunması bulunduğu değerlendirilerek, bu hususta beyanı alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve ...nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.