MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, arsa olarak kiraya verilen taşınmazda, kira süresinin sona ermesi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile kiralananın arsa vasfında olması nedeniyle ihtarda bulunmadan kiralayanın sözleşmeyi feshedebileceği gerekçesiyle davalının tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalının 16/05/2009 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraya verenler ..... ..., ...'a ait ...... parsel no'lu arsayı kiraladığını, kiraya verenlerden ..., ... tarafından düzenlenen 05/03/2012 tarihli kira sözleşmesinin yenilenmeyeceğini bildirir, ihtarnamenin de davalıya 28/03/2012 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen davalının kiralananı tahliye etmediğini belirterek, davalının sözleşme süresinin sona ermesi, kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle üzerine inşaat yapılacağından ve baz istasyonunun ruhsatsız kaçak olması nedeniyle tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacılar tarafından süresinde ihtarname gönderilmediğinden kira sözleşmesinin yenilendiğini ve aynı süre için yeniden uzadığını, arsa üzerine inşaat yapılacak olmasının yeniden inşa nedeniyle tahliye nedeni olarak kabul edilemeyeceğini, baz istasyonunun kaçak olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davaya ve hükme esas alınan 16/05/2009 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 3. maddesinde “Sürenin hitamından en az 3 ay evvel taraflardan her hangi biri akdi feshettiğini diğer tarafa münhasıran noter kanalıyla açık bir şekilde ihbar etmedikçe, sözleşme aynı şartlar ile ve aynı süre için uzatılmış sayılacağı” kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup, tarafları bağlar. Kira sözleşmesinde davacılar dışında dava dışı ......da kiraya veren olduğu görülmüştür. Davacılar ..., ... fesih ihtarını birlikte düzenlemişler ve davayı birlikte açmışlardır. Kiralayanlar birden fazla ise, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, akdi bozucu nitelikteki ihtarnamenin birlikte gönderilmesi ve davanın da birlikte açılması zorunludur. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır. Davadaki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün ise de ihtarnamedeki bu noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Kiralayanlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle dava dosyasında kiraya verenlerden Mehmet Mesut Çamlılar'ın hissesini devredip devretmediği anlaşılamamaktadır. Mahkemece kiralayanların neden ihtarnameyi birlikte çekmedikleri ya da birlikte dava açmadıkları hususu üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de kira sözleşmesinin 3. maddesinde “Sürenin hitamından en az 3 ay evvel taraflardan her hangi biri akdi feshettiğini diğer tarafa münhasıran noter kanalıyla açık bir şekilde ihbar etmedikçe, sözleşmenin aynı şartlar ile ve aynı süre için uzatılmış sayılacağı” kararlaştırılmış olup fesih ihtarı sözleşmenin bitim tarihine nazaran 3 ay önce gönderilmediğinden sözleşmenin aynı şartlarla yenilenmiş olduğunun kabulünün gerekeceğinin gözetilmemesi de hatalıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy