MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ofis makinelerinin kiralanmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin ofis makinelerinin satış ve kiralamasını yapmakta olduğunu,davalı müvekkili arasında 23.02.2006 tarihli sözleşme ile yazıcı kullanma hakkı sözleşmesi yapılarak beş adet makine davalıya beş yıl süre ile kiralandığını, kira karşılığında sabit ücret olarak 473 Euro ödeneceğini, davacının talebi üzerine 31.05.2006 tarihli sözleşme ile beş adet yazıcı sayısının sekiz adete çıkarıldığını,bu sözleşmede üç adet makinenin aylık sabit ücretinin 573 EURO olarak kararlaştırıldığını, davalının makineleri 37 ay kullandıktan sonra 08.06.2009 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini ve makinelerin üç gün içinde alınmasının ihtar edildiğini,feshin gerekçesinin ise, makinelerin gizli ayıplı olduğu iddiası olduğunu, davalının 01.06.2009 tarih ve 669172 sıra nolu fatura ile 2.168.79 TL bedelli faturayı ödemediğini,sözleşmenin 11. maddesine göre müşteri sözleşme süresi kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmeden şirketin yazılı onayını almaksızın sözleşmeyi fesih edemeyeceği,böyle bir uygulama olması halinde sabit taksit bedeli ile kalan sürenin çarpımından meydana gelen tutarın müşteri tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını belirterek 36.505 TL alacağın sözleşmenin fesih tarihi olan 08.06.2009 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise, davacının kiralananı kullanılmaya salih bir halde bulundurma edimini yerine getirmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini, yazıcılarda ortaya çıkan gizli ayıp nedeniyle yazıcıların kullanılamaz hale geldiğini, gizli ayıbın delil tesbiti niteliğindeki bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, gizli ayıbın giderilmesi konusunda ihtar edilmiş olmasına rağmen davacı yerine getirmediğinden TBK.'nun amir hükümleri uyarınca haklı olarak sözleşmenin fesih edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen 23.02.2006 başlangıç ve 28.01.2011 bitiş tarihli ve 31.05.2006 başlangıç ve 31.05.2011 bitiş tarihli sözleşmeler konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Bu sözleşme uyarınca kiralanan yazıcıların davalı tarafından sözleşme fesih edilinceye kadar 37 ay kullanıldıkları anlaşılmaktadır.Davalı kiralanan yazıcıları kullandığı süre içinde bazı sorunlar yaşandığını en son yaptırılan tesbit raporunda
yazıcıların sözleşme hükümlerine uygun olmadığından bahisle sözleşmeyi fesih ettiklerini savunmuş,davacı ise yazıcıların sağlam teslim edildiğini, yazıcılarda meydana gelen arızaların ve yazı silinmelerinin kullanılan malzemeden olduğunu A-4 tabir edilen beyaz kağıt kullanılması gerekirken 140 gr. sarı üzeri pütürlü kağıt kullanıldığını bu nedenle yazılarda bozukluklar olduğunu iddia etmişlerdir. Mahkemece bu konuda bilirkişi raporu alınmış ise de bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.Mahkemece yapılacak iş kira sözleşmesine konu marka ve seri numaraları belirtilen yazıcılara ait teknik belgeler ve kullanma klavuzları getirtilerek konusunda uzman bilirkişiden yazıcıların hangi tip kağıt kullanmaya müsait olduğu, kullanma klavuzunda belirtilen kağıt dışında kağıt kullanıldığı takdirde belirtilen arızaların oluşup oluşmayacağı, arıza oluşursa bu arızanın gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı konusunda rapor alınması,alınan bilirkişi raporu ve dinlenilen tanık beyanları birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 990.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 14/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy