MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Alacak, tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak, tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı-karşı davacı ve davacı-karşı davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı-karşı davacı vekili Av.... ve davacı-karşı davalı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, asıl davada, 78.592.80 TL kira ve 98.409.64 TL gecikme zammı olmak üzere 177.002.44 TL alacağın tahsili, karşı davada ise 50.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kabulü ile 178.871.04 TL alacağın tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı – karşı davacı vekili ve davacı- karşı davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Davada dayanılan ve hükme esas alınan 26.08.2003 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile davacı- karşı davalı adına kayıtlı ... ... Mahallesi ... ada ... parsel No'lu taşınmazda bulunan bahçeli kargir ev ve geçiş yolu davalı-karşı davacıya kiralanmıştır.
Dosya kapsamı itibariyle kiralananın eski bir bina olması nedeniyle tadilat görmeden kullanılamayacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle de davalı- karşı davacı kiralamadan sonra gerekli girişimlerde bulunarak tadilat çalışmalarına başlamış ise de, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004 / 355 esas sayılı dosyasında kiraya veren idare aleyhine açılan miras sebebiyle istihkak davasında, mahkemece 20.12.2004 tarihli kararla onarım tadilat ve inşaat çalışmalarının tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine kiracı cemiyet 24.04.2007 tarihli yazı ile kiraya veren idareye başvurarak tedbir kararı verilmesinden itibaren kira tahakkuk ettirilmemesi ve gecikme zammı istenmemesi kaydıyla kira sözleşmesinin feshini kabul edeceğini bildirmiştir. Kiraya veren de 02.07.2007 tarihli cevabi yazı ile fesih tarihine kadar ödenmemiş kira bedellerinin gecikme zammıyla birlikte tahsili karşılığında sözleşmenin tazminat alınmaksızın feshini uygun görmüştür.
Davacı-karşı davalı açmış olduğu işbu dava ile 26.11.2003-02.07.2007 tarihleri arasındaki kira parası ve gecikme zammını talep etmiştir. Kira sözleşmesi gereği davalı – karşı davacının fesih tarihine kadar kira paralarından sorumluluğu devam etse de, başka bir mahkemede verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle kiralanandaki tadilat çalışmalarını sürdürememiş, kiralananı tasarrufu altında bulunduramamış ve kiralanandan yararlanamamıştır. Bu durumda ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığı tarihe kadar kiralanan kullanılamamış olduğundan bu süre zarfında tahakkuk etmiş kira parasından davalı- karşı davacı sorumlu tutulamaz. Mahkemenin bu dönem dışında kalan kira alacağının tahsiline karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
2- Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin özel şartlar bölümü 2. maddesinde vadesinde ödenmeyen kira bedellerinin 6183 Sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanarak tahsil edileceği kararlaştırılmış ise de, bu düzenleme özünde temerrüt faiz oranının tespit edilmesine ilişkindir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 6101 Sayılı Kanun'un 7. maddesinde Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddelerinin görülmekte olan davalarda da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 88. maddesinde düzenlenen faiz konusunun davanın halen derdest olması karşısında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesi çerçevesinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi doğru değildir.
3- Davalı- karşı davacı süresinde açmış olduğu karşı davada maddi tazminat olarak kiralanana yapmış olduğu tadilat giderleri yönünden 50.000 TL'nin, manevi tazminat olarak da üyelerine karşı mahcup durumda kalmasından dolayı 20.000 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece 11.09.2009 tarihinde açılan işbu karşı davada 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi hükmü gereği bir yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan söz edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı-karşı davacının alacağı taraflar arasında düzenlenmiş kira sözleşmesinden kaynaklandığından ve aynı yasanın 125 maddesi ( 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi ) gereğince on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan, anılan yasal düzenleme göz önüne alınarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Kabul şekline göre de; davacı-karşı davalı, dava dilekçesinde kira ve gecikme cezası toplamı olarak toplam 177.002.44 TL'nin tahsilini talep etmiş olmasına karşın mahkemenin 6100 Sayılı HMK'nun 26. maddesi gereğince talebi aşacak şekilde 178.871.04 TL'nin tahsiline karar vermesi de yerinde değildir.
SONUÇ: Davalı–karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda ( 1 ) ( 2 ) ve ( 3 ) No'lu bentlerde yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı- karşı davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı- karşı davacı yararına takdir edilen 990 TL vekalet ücretinin davacı – karşı davalıdan alınarak davalı- karşı davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.