MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı, hasar bedeli, elektrik ile aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 75,00 TL elektrik kullanım bedeli üzerinden itirazın iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının ... mah. ... sokak ... sitesi A-2 blok no:10 nolu dairenin kiracısı iken kira akdinin bitim tarihinden 3 ay evvel tek taraflı olarak kiralananı tahliye ettiğini, kiralananın hor kullanılmasından dolayı hasar meydana geldiğini, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/31 D.iş. Sayılı dosyası ile hasar tespitinin yapıldığını, Şubat ayının kira parasını da ödemediğini, aylık 2.000,00.TL'den 8.000,00.TL kira gelirinden mahrum kaldığını, 3 ay süre ile daireyi kiraya veremediklerini site aidat bedelinin 1.100,00.TL olduğunu, 75,00.TL elektrik borcunun da kendisi tarafından ödendiğini, toplam 15.950,00.TL alacağın tahsili için ... İcra Müdürlüğünün 2010/3525 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde davalının borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini istemiştir. Davalı vekili; 01.06.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava konusu kiralananda kiracı olan, müvekkilinin sözleşmenin 7.maddesi uyarınca taşınmazı tahliye edeceği hususunu yazılı olarak bir ay önceden davacıya bildirdiğini ve 28.02.2010 tarihinde kiralananın tahliye edilerek anahtarının davacının yetkili kıldığı kişiye teslim edildiğini, ödenmediği iddia edilen Şubat ayı kira parasının ise kira kontratı uyarınca müvekkiline iadesi gerektiği halde iade edilmemiş olan 2.000,00.TL tutarlı depozito bedelinin davacı tarafından alıkonulması ile ödenmiş sayılması gerektiğini, 8.000,00.TL kira gelir kaybı iddiasının yerinde olmadığını, yine taşınmazın hor kullanımından dolayı 6.500,00.TL hasar meydana geldiği yönündeki iddianın haksız ve dayanaksız olduğunu tespit dosyasındaki bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
1-Davacının hor kullanım nedeniyle tazminat talebiyle ilgili temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacının ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/31 D.iş. Sayılı dosyası ile yaptırdığı delil tespitinde alınan bilirkişi raporu ile taşınmazda bir takım hasarların olduğu belirlenmiştir. Mahkemece davacının taşınmazın fiili durumunu belgeleyemediği, zararın davalı tarafından meydana getirildiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle hasar tazmini isteminin reddine karar verilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, davacı ve davalının iddia ve savunmaları doğrultusunda gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak, bu
mümkün olmaz ise uzman bilirkişilerden yeniden rapor alınarak kiralananda hasar meydana gelip gelmediği, hasar meydana gelmiş ise hasar kalemlerinin ayrı ayrı belirlenmesi, tespit edilecek hasarların kiracının hor kullanımından mı kaynaklandığının ayrıntılı olarak tespit edilmesidir. Bu nedenle mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere inceleme ve araştırma yapılarak, tarafların diğer delilleri toplanıp değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2-Davacının kira ve aidat alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasında 01.06.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı 28.05.2010 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2010 yılının Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarına ait aylık 2.000 TL'den olmak üzere toplam 8.000 TL kira alacağının ve 1100 TL aidat alacağının tahsilini istemiştir. Sözleşmenin 7. maddesinde; “kiracı veya ev sahibi dairenin tahliyesini istediği takdirde 1 ay önceden haber verecek ve yeni kiracı adaylarının daireyi görmesine yardımcı olunacaktır” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Davalı kiracı 02.02.2010 tanzim tarihli faks ile sözleşmeyi feshettiğini kiraya verene, kiraya verende 04.02.2010 tarihli cevabi yazı ile feshi kabul etmediğini kiracıya bildirmiştir. ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/31 D.iş. Sayılı dosyası incelendiğinde davacı vekilinin başvurusu üzerine 18.03.2010 tarihinde, kiralananın boş olduğu belirlenip kiralananın mevcut durumuna ilişkin tespitler yapılmıştır. Davalı tarafça usulüne uygun bir anahtar teslimi kanıtlanamasa da kiralananın kiraya veren davacının hakimiyetine geçtiği bu tespit tarihinin tahliye tarihi olarak kabulü gerekmektedir. Mahkemece 18.03.2010 tarihine kadar olan ödenmemiş kira ve aidat alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde alacağın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan mahkemece davalı kiracının yalnız Şubat 2010 ayı kira parasından sorumlu olduğu kabul edilerek, davalının 2.000 TL depozito bedelinin mahsubunu istemesi üzerine depozito bedeli kira alacağından mahsup edilmiştir. Davacı, davalının kiralanana zarar verdiğini ileri sürüp, hasar bedelinin tazminini, elektrik bedeli ve aidat istemesi karşısında belirtilen şekilde elektrik, aidat borcunun varlığı ve mahsup imkânı olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmaksızın, eksik inceleme ile kira alacağından depozito bedeli olan 2.000 TL'nin mahsubuna karar verilmesi de doğru değildir.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy