MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu kiracı ve kefil hakkında başlatılan 24.02.2012 tarihli haciz ve tahliye talepli icra takibinde muaccel olan 2011 yılının Kasım,Aralık ile 2012 yılının Ocak,Şubat ayları ile sözleşmedeki muacceliyet şartı gereği 2012 yılının Mart,Nisan, Mayıs,Haziran,Temmuz ayları olmak üzere 10 aylık kira bedeli toplamı olan 4500 TL kira alacağının tahsili istenmiştir. Davalı kiracının süresinde olmayan itirazı nedeniyle kesinleşen takibe dayalı olarak kiracı hakkında tahliyeye karar verilmesi, davalı kefil hakkında ise haksız olan itirazının kaldırılması ve inkar tazminatına karar verilmesi talebiyle açılan davaların birleştirilerek yürütülmesi sonucunda mahkemece davalı kefilin itirazının kısmen kaldırılmasına, inkar tazminatına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere ve temyiz olunan kararda yazılı gerekçeye göre davalı kiracının temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı kefil hakkındaki karara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Takibe ve davaya dayanak yapılan 26.10.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 450 TL olduğu, her ayın biri ile beşi arasında peşin olarak ödeneceği , bir kira ödenmediği takdirde akit dönemine ait tüm kira paralarının muacceliyet kespedeceği ve kiralananın mesken olarak kullanılacağı kararlaştırılmıştır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun, Kiracı Aleyhine Düzenleme Yasağı başlıklı 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe Etkili Olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanun'unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı Kanun'un görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanun'unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.'nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı
Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 6. maddesinde bir kira ödenmediği takdirde muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte olup, yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracının sıfatına göre geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekir.
Davalı borçlular hakkında başlatılan icra takibinde ödenmeyen 2011 yılının Kasım,Aralık ile 2012 yılının Ocak,Şubat ayları kira parasının tahsiliyle birlikte muacceliyet koşulu uyarınca Mart 2012 ayından Eylül 2012 ayı (dahil) kira bedellerinin de tahsili istenildiğine göre değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağı üzerinden yapılması gerekirken, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirasının da değerlendirmeye tabi tutulması yeni yasal düzenleme karşısında doğru görülmemiştir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda (1) No'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı kiracı hakkındaki asıl davadaki tahliyeye ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı kefil hakkındaki birleşen davada verilen karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden alınmasına, 15/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.