MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... geldiler. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, güvence parasının tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında tarihsiz bir kira sözleşmesi imzalandığını,sözleşme başlangıcında davalıya 30.000 $ güvence parası verildiğini,kira başlangıcının davalının iddia ettiği tarihin aksine 01.11.2010 tarihli olduğunu site yönetimin kayıtları ile sabit olduğunu, 12.09.2011 tarihinde keşide ettiği ihtarla müvekkilinin eşinin Katara transfer olması sebebiyle konutu boşaltmak zorunda olduklarının bildirildiğini,taşınmaz boşaltılarak anahtarın 04.10.2011 tarihinde teslim edildiğini,anahtar teslim tarihi itibariyle kira bedelleri ve aidatlarının da ödendiğini,davalının sözleşme uyarınca yapılan fesih neticesinde güvence parasının ödenmesi gerektiği için davalı hakkında takip yaptıklarını davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini istemiştir.Davalı vekili ise davacının yabancı ülke vatandaşı olduğunu, teminat yatırması gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında 15.10.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi yapıldığını, kira sözleşmesinin 28.08.2010 tarihinde yapılacağına ilişkin ön protokol yapıldığını,sözleşmenin tarihsiz olduğu iddiasının yerinde olmadığını,üç aylık kira ile güvence parasının 01.09.2010 tarihinde ödendiğini,davacının istemi üzerine başlangıç tarihi boş olarak düzenlendiğini bilahare bir araya gelerek 15.10.2010 tarihi olarak yazıldığını ve serbest iradeleri ile sözleşmeyi imzaladıklarını, güvence parasından kaynaklanan borcu bulunmadığını, sözleşmenin 19.maddesinde bir ay önceden ihbar edilmediği takdirde sözleşmenin uzatılacağına ilişkin hüküm bulunduğunu, keşide edilen ihtarın 16.09.2011 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle sözleşmenin uzadığını,sözleşmenin 8. maddesinde ise kiracı kiralananı boşaltmak istediğinde 3 ay önceden mülk sahibine ulaşacak şekilde bildirmeyi taahhüt ettiğini,bu bildirime de uyulmadığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için alacaklı olduğu kabulü halinde dahi müvekkilin mevcut alacaklarının mahsubu gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Somut olayda; taraflar arasında kiracılık ilişkisi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ne olduğu konusundadir.Davacı vekili dava dilekçesinde kira başlangıç tarihinin 01.11.2011 olarak belirtmiş,davalı ise savunmasında kira başlangıcının 15.10.2010 tarihi olduğunu savunmuş ve kira başlangıç kısmı el yazısı ile doldurulmuş ve taraflarca paraflanmış 15.10 2010 tarihi yazılı ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi ibraz etmiştir.Taraflar arasında düzenlenen ön protokol ve kira sözleşmesine konu güvence parası ve 3 aylık kira bedelinin ödendiği tarih nazara alındığında kira başlangıcının 15.10.2010 tarih olduğunun kabülü gerekir.15.10.2010 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesinin özel şartların 8. maddesinde “kiracı kiralananı boşaltmak istediğinde 3 ay evvelinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirmeyi taahhüt eder”, 19.maddesinde “iş bu kontrat bir yıllıktır.Kontratın sona ermesinden bir ay evvel yazılı olarak ihtarda bulunmadıkları sürece kontrat yenilenmiş kabul edilir.” Ayrıca sözleşmenin ekidir başlıklı tarafların imzalarını taşıyan belgenin 3. sayfasının son ve kiracı lehine olan cümlesinde” kiracının sözleşme süresi öncesi evden çıkış yapmak istemesi halinde, üç ay evvelinden bildirimde bulunması gerekmekte olup, aksi takdirde depozito iadesi yapılmayacaktır ve kiracının sözleşme kapsamı tüm yükümlülükleri, düzenli ödemeleri ve demirbaşların bakım masrafları tekrar kiralama yapılana kadar en fazla üç ay boyunca devam edecektir.” hükümlerine yer verilmiştir. Davacı 12.09.2011 keşide ve 16.09.2011 tebliğ tarihli ihtarla taşınmazı tahliye etmek zorunda kaldığını ve 01.11.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesini yenilemeyeceğini bildirmiş ve anahtarları sözleşmenin bitiminden önce 04.10.2011 tarihinde itirazı kayıtlı olarak tutanakla davalıya teslim etmiştir. Davacı kiracı tarafından keşide edilen ihtar yeni dönem kira sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ilişkin bir ihtar olup, ilk dönem kira sözleşmesi dolmadan taşınmazın sözleşmenin özel şartlar 8. maddesindeki ihbar şartına uyulmadan 04.10.2011 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda davalının keşide ettiği ihtar tahliye tarihi itibariyle sözleşmenın özel şartlarının 8. maddesinde öngörülen üç ay öncesinden keşide edilmediğinden bu maddedeki ihbar koşuluna uyulmamıştır. Bu durumda sözleşmenin eki niteliğindeki belgenin son cümlesi uyarınca davacı tahliye iradesini üç ay evvelinden bildirmediğine göre güvence parasının iadesini isteyemez.Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14/05/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 15/10/2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün 19.maddesinde yer alan "sözleşmenin sona ermesinden bir ay evvel taraflar yazılı olarak ihtarda bulunmadıkları sürece kontrat yenilenmiş kabul edilir." şartı kiracı aleyhine olup, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 347. (6570 Sayılı Kanun'un 11.) maddesine aykırı olarak düzenlendiğinden kiracıyı bağlamaz. Davacı kiracı 12/09/2011 tarihinde keşide ettiği ve 16/09/2011 tebliğ tarihli ihtarname ile kira sözleşmesini yenilemeyeceğini davalı kiraya verene bildirmiştir. İhtarnamenin içeriği incelendiğinde kira sözleşmesinin yeni dönemde yenilenmeyeceğinin açıkca bildirilmesi nedeniyle feshin yeni dönemde hüküm ifade edeceği anlaşılmaktadır. Tarafların karşılıklı anlaşmasıyla birlikte imzaladıkları 4 Ekim 2011 tarihli tutanakla kiralananın anahtarlarının kira döneminin bitiminden on gün öncesi kiraya verene teslim edilmiş olması sözleşmenin erken feshedildiğini göstermez. Davacı kiracı tarafından kira sözleşmesi döneminin bitiminden en az onbeş gün önce usulüne ve kanuna uygun şekilde fesih ihbarı yapılmış olduğundan erken fesihten sözedilemeyeceği için depozito bedelinin makul kira alacağı veya cezai şart olarak davalıda kalacağı düşünülemez. Ancak 04/10/2011 tarihli teslim tutanağında davacı vekili davacı kiracı adına kiralananda bulunan eksik işleri gidermeyi üstlenmiştir. Bu durumda mahkemece davacı kiracının sözleşme kapsamına göre yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği davalı kiraya verenin depozito bedelinden mahsubu gereken alacağı bulunup bulunmadığı hususunda tarafların tüm delilleri toplanıp hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun değişik ve farklı gerekçe ile davanın reddine yönelik bozma görüşüne katılamıyoruz. 14/05/2013
Full & Egal Universal Law Academy