MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kira sözleşmesinin iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira sözleşmesinin iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak duruşma günü tebliğ pulu karşılamadığından duruşma talebinin reddine karar verildikten sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık sebebiyle kira sözleşmesinin feshi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiracı, dava dilekçesinde kiraya vereni olan ... Büyükşehir Belediyesi ile yapılan sözleşmedeki yetkiye dayalı olarak davalı ile yapılan alt kira sözleşmesinin eki olan, Sözleşme Ek Şartnamesinin 9/1 maddesi ve ... Büyükşehir Belediyesi Otogar İşletmesi Bilet Satış Gişeleri ve Şirket Büroları Özel Şartnamesinin 15.maddesinde belirtilen düzenlemeye aykırı olarak, davalı alt kiracı tarafından davacı ile üst kiraya veren Büyükşehir Belediyesinin izni alınmadan üçüncü şahsa şirket hisselerinin devir edildiğinin öğrenilmesi üzerine, gönderilen ihtara rağmen akde aykırılığın giderilmediğinden bahisle, Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminalindeki bilet satış gişesi vasfındaki DZ-25 numaralı kiralananla ilgili olarak 20/02/2006 tarihinde düzenlenen alt kira sözleşmesinin feshine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.
Davaya dayanak yapılan alt kira sözleşmesinin 20/02/2006 tanzim, 01/01/2006 başlangıç ve 31/12/2010 bitim tarihli olduğu hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Alt kira sözleşmesinin eki olan, sözleşme ek şartnamesinin 9/1 maddesinde "Alt kiracı, kiralanan münferit üniteyi sözleşme, sözleşme ek şartnamesi ve eklerinde belirlenen amaç dışında kullanamaz. Kira haklarını üçüncü kişilere, kiracının uygun görüşü ve kiralayan idarenin izni olmadan devredemez, ortak alamaz. Alt kiracı ortak girişimci olması halinde ortaklar hisse ve haklarını birbirine ya da başkasına devredemez. Ortaklardan birinin ayrılması halinde, diğer ortakların alt kiracı sıfatları devam eder. Yeni ortak alınması kiralayan idarenin yazılı onayına bağlıdır. Ortakların hisse oranları kiralayan idarenin izni alınmadan değişemez" yükümlülüğü düzenlenmiştir. Aynı husus yukarıda belirtilen alt kira sözleşmesinin eki olan bilet satış gişeleri ve şirket büroları özel şartnamesinin 15.maddesinde de yer almaktadır.
Davalı alt kiracı ... Metropol Turizm Taşımacılık İnş.Tic.Ltd.Şti.'nin, ticaret sicil kayıtlarına göre 2 ortak ile 09/06/2006 tarihinde kurulduğu, ortakların ... ve ... olduğu, 1200 hisse sahibi ...'ün 22/05/2009 tarihinde hissesini Zeki Gümüşsu'ya devir ettiği anlaşılmaktadır. Zaten davacının akde aykırı olarak dava sebebi
yaptığı konu, ortaklardan ...'ün kiraya veren idare ve davacı kiracıdan izin alınmadan, bu hisse devrinin gerçekleştirilmesine ilişkindir. Ancak sözleşme şartlarında alt kiracıya üçüncü kişilere devir yasağı getirilmesine rağmen, ortakların hisse ve haklarını birbirlerine devir edememesi yasağı, alt kiracının ortak girişimci olması halinde şarta bağlanmıştır.
Bir limited şirketin taraf olduğu bir sözleşmede o şirket ortaklarının, şirket tüzel kişiliğinden ayrı olarak, ortak girişimci sıfatını taşımaları mümkün değildir. Dolayısıyla dava konusu kira sözleşmesi eki şartnamelerde belirtilen ortak girişimci tabirinden, bu kira sözleşmesinin kiracı tarafından birden fazla gerçek veya tüzel kişi girişimcinin oluşturacağı ortaklığın yer alması halinin anlaşılması gerektiği tabiidir. Kaldıki şartnamelerin anılan maddelerindeki "ortaklardan birinin ayrılması halinde diğer ortakların alt kiracı sıfatı devam eder" ifadesi de bu hususu desteklemektedir. Zira bir limited şirketin kira sözleşmesini kiracı sıfatıyla imzalaması halinde, kiracılık sıfatı her zaman limited şirket tüzel kişiliğine ait olup, şirket ortağının, limited şirket ortaklığını devretmesiyle kiracılık sıfatının diğer ortaklar nezdinde devam etmesi gibi bir durumun oluşması mümkün değildir.
Bu durum karşısında, mahkemece davalı limited şirket ortağının, şirketteki hissesini bir başkasına devretmesinin mümkün bulunduğu, hisse devrinin yasaklanmadığı, diğer bir deyişle taraflar arasındaki sözleşmenin anılan hükmünün bu devre engel teşkil etmeyeceği kabul edilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne ve sözleşmenin feshine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy