MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kiralananın süresinden önce tahliye edilmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 15.07.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, davalının kiralananı herhangi bir bildirimde bulunmadan 15.09.2010 tarihinde tahliye ettiğini, haklı bir neden olmadan boşaltılan evin tahliye tarihinden sözleşme sonu olan 15.07.2011 tarihine kadar olan süreçteki kira bedelleri ve aylık yakıt giderlerinden davalının sorumlu olduğunu belirterek 4.870 TL kira ve ortak gider tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ise; sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, beyin tümörü hastası olan babasının hayatını kendi başına idame ettirememesi nedeniyle yanında ikamet etme zorunluluğu doğduğunu, kiralanan taşınmazın 2.katta olması ve basının tekerlekli sandalye ile inip çıkması nedeniyle giriş kattaki sağlık ocağı lojmanına taşınmak zorunda kaldıklarını, bu durumu davacı ile paylaştığını belirterek davanın reddini istemiştir. Yapılan yargılama sonunda mahkemece kiralananın Aralık/2010 tarihinde tahliye edildiğinin kabulü ile tahliye tarihine kadar 3 aylık ödenmemiş kira bedeli ile tahliye tarihinden sonraki 6 aylık yoksun kalınan kira parası ve 140 TL ortak gider olmak üzere toplam 3.065 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında 15.07.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşmeye konu taşınmaz davalıya konut olarak kiraya verilmiştir. Sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesi gereği taraflar sözleşme koşullarına uygun davranmak durumundadırlar. Haklı neden olmadıkça kiracı, sözleşme süresi ile bağlı olup sözleşmenin süresinden önce ve haksız olarak feshi durumunda kiralayanın budan kaynaklanan zararını gidermekle yükümlüdür. Somut olayda davalı kiralananı süresinden önce tahliye ederek anahtarı 09.12.2010 tarihinde davacıya teslim etmiştir. Bu durumda davalının 09.12.2010 tarihine kadar tahakkuk eden kira ve ortak gider borçlarından sorumlu olduğunda kuşku yoktur. Anahtar teslim tarihinden sonraki süreçte ise davalının sorumluluğu taşınmazın
olağan şartlarda yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar olan süre ile sınırlıdır. Konu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı TBK.’nun 325.maddesinde düzenlenmiş olup buna göre kiracı sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarda gerekli çaba gösterilerek kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Mahkemece davacının erken tahliye tazminatına yönelik isteminin yukarıda açıklanan bu düzen ve koşullar çerçevesinde gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte yer alan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.