MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın iptali ve tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptaline ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde:davalı hakkında kira bedelinin ödenmesi için takip yaptıklarını, ödeme emrinin tebliği üzerine davalının kira akdine ve bedeline açıkça karşı çıkmaksızın "borcun kendisine ait olmadığını ve borcu olmadığını" belirterek takibe itiraz ettiğini, itirazında borcun kendisine ait olmadığını bildirmesine rağmen 2011 Kasım ve Aralık aylar kirasının müvekkil adına PTT ile gönderildiğini, kira akdine ve kira bedeline itirazı olmadığından bu hususun kesinleştiğini kira bedellerini ödediğini İİK. 269/c gereği ispat etmek zorunda olduğunu belirterek itirazın iptali-kiralananın tahliyesi ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili ise aynı icra dosyası nedeniyle, ... 8. İcra Mahkemesinin 2012/41 esasında açılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemli davanın red edildiğini bu dava için kesin hüküm oluşturduğunu, davacı ile aralarında kira sözleşmesi bulunmadığını, kiralayanın ... olmadığını, kiracı olarak oturduğu evi, Kasım 2009 tarihinde ... İsimli şahıstan kiraladığını, buna ilişkin tanıklarının bulunduğunu, aylık kiranın 350 TL olmayıp aylık 200 TL olduğunu, 2011 Kasım ayından itibaren aylık kiranın kiralayan ... ile huzursuzluk olmasın diye aylık 350 TL olarak kabul ettiğini, kiralayan ...'ın Kasım-Aralık 2011 aylar kirasını kabul etmeyince bu defa kira bedelini PTT aracılığıyla gönderdiğini, kiralayan Ali Beyaz'a hiç bir borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili 1.4.2011 başlangıç tarihli ve 12 ay süreli sözlü kira akdine dayanarak davalı hakkında tahliye talepli olarak başlattığı 26.12.2011 tarihli takip talebi ile 2011 Nisan-Aralık aylar arası aylık 350 TL den işlemiş faiziyle birlikte toplam 3.259.51 TL'nin tahsilini istemiştir.Ödeme emrinin 3.1.2012 tarihinde davalıya tebliği üzerine davalı, “ödeme emrindeki borç benim borcum değildir.Ben borcu kabul etmiyorum.Benim kira borcum yoktur itirazı ile davacının kiralayan sıfatına karşı çıkarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece tapu kaydına göre, taşınmazın paylı mülkiyete tabi olduğu, davacı taşınmazda paydaş olmakla birlikte, paylı mülkiyete tabi
taşınmazlarda tüm maliklerin birlikte takip yapmaları gerektiği, davacının tek başına yaptığı takibin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve tapuda taşınmazın niteliği arsa olarak belirtilmiş ise de, davacı ve davalı iddia ve savunmalarında kiralananın ev (daire) olduğunu bildirmişler, davalı da savunmasında sadece kiraya verenin davacı olmadığını, ... olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, taşınmaz tapuda paylı mülkiyete tabi ise de, müvekkiline isabet eden 80 m²'lik kısımda, müvekkilinin 3 katlı binanın maliki olduğunu, kiralananın dairelerden biri olduğunu belirtmiştir. Bu durumda kiralananın taşınmaz üzerindeki bir apartman dairesi olduğu hususunda uyuşmazlık yoktur.Davacı kiraya verenin kendisi olduğunu iddia etmiş, davalı ise Ali Beyaz'ın kiracısı olduğunu belirterek bu iddiaya karşı çıkmıştır. Davacı yıllık kira miktarına göre kira ilişkisinin varlığını HMK. 200. maddesi gereğince yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır. Davacı adına PTT yoluyla 2 aylık kira bedelinin gönderilmesi kira ilişkisinin varlığını ve davacının kiralayan olduğunu kanıtlamaz. Davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayandığından davacıya yemin delili hatırlatılarak, davada tahliye ile birlikte alacak talebi de bulunduğu nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.