MAHKEMESİ : Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/10/2012
NUMARASI : 2012/339-2012/485
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,kira paralarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davalı Suat Soyer yönünden davanın reddine,davalı M.. D.. yönünden davanın kısmen kabulü ile bu davalının Gömeç İcra Müdürlüğünün 2009/315 sayılı icra dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 11.141,24 TL asıl alacak ve taleple bağlı kalınarak 15.837,52 TL gecikme faizi üzerinden devamına,davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalılardan M.. D.. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm davalı M.. D..'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı M.. D..'ın faize ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Temerrüt (gecikme) faizi, borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı süresince varlığını sürdüren, alacaklının zararın varlığını ve miktarını ve borçlunun kusurunu ispat zorunda kalmaksızın borçlunun ödediği ve miktarı yasalarla belirlenmiş asgari, maktu bir tazminattır (Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11.6.1997 gün ve 1997/11-278 - 529 sayılı ilamı).
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101/2 maddesi hükmü gereği borcun ifa olunacağı gün sözleşme ile belli edilmiş ise ihtar şartı aranmadan bu günün bitmesi ile borçlu mütemerrit olur.
6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un "Geçmişe Etkili Olma" başlıklı 2.maddesinde “Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, yine "Görülmekte Olan Davalara İlişkin Uygulama" başlıklı 7.maddesinde de “Türk Borçlar Kanunu'nun; kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120., aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138.maddesinin, görülmekte olan davalarda da uygulanacağı” öngörülmüştür.
TBK 120. maddesinde "Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca
belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Olayımızda, Taraflar arasındaki 10.8.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin eki niteliğindeki kira şartnamesinin 21 maddesinde "kiracının taksit tutarlarını süresi içinde yatırmadığı takdirde aylık %6 gecikme faizi alınacağı..." kararlaştırılmıştır.Mahkemece takip konusu alacağa aylık %6 gecikme faizi uygulandığı görülmüştür. Dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve Halen devam eden davalarda da uygulanması gereken hükümler içeren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 120/f.1-2 maddeleri gereğince ticari işlerde avans faizinin yüzde yüz fazlasını yani avans faizinin iki katını aşamayacağı düzenlendiğine göre mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 120/f.1-2 maddeleri dikkate alınarak davalı tarafça talep edilebilecek faiz miktarı tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı M.. D..'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün faiz yönünden BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy