MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ödenmeyen kira parası nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, “... Cad.No : .../... .../...” adresindeki müvekkiline ait taşınmazın 2.5.2011 tarihli sözlü kira akdi ile davalıya kiralandığını, ödenmeyen kira parası nedeniyle ... İcra Müdürlüğünün 2012/158 esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından borca itiraz edildiğini, yapılan itirazın yersiz olup, iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise davanın reddini savunmuş, mahkemece “davalının ikametgahı .../... olup, takibin .../...’ta yapılmış olduğu, HMK 6.maddesi gereğince yetkili icra dairesinin ... icra dairesi olduğundan, yapılan takibin usulsüz olduğundan bahisle” davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlamsız takipte yetkiyi düzenleyen İcra İflas Kanunu 50.maddesine göre para ve teminat borcu için takip hususunda HMK nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı ve takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesinin de takibe yetkili olduğu belirtilmiştir. HMK’nun 6.maddesine göre, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olmakla birlikte HMK’nun 10.maddesine göre ise, sözleşmeden kaynaklanan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de görülebileceği belirtilmiştir. Davacı tarafından başlatılan icra takibi sözleşmenin icra olunacağı yerde yani kira sözleşmesine konu kiralananın bulunduğu yer olan Gökçebey icra dairesinde başlatılmış olduğuna göre İİK.nun 50.maddesi ve HMK.nun 10.maddesine göre yetkili icra dairesinde başlatıldığının kabulü gerekir. Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy