MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar Dairemizin 04.12.2012 gün ve 13676-15928 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine, bu defa davalı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava kiraya veren tarafından açılan hor kullanmadan kaynaklanan tazminat, birleşen dava ise kiracı tarafından açılan kiralanana yapılan faydalı masraf bedelinin tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, 6.182,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davada ise itirazın kısmen iptali ile takibi 19.342,00 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesi ve hükmün taraflarca temyizi üzerine, Dairemiz 2012/13676 E. 2012/15928 K. sayılı 04.12.2012 tarihli kararı ile asıl davada hor kullanma bedelinin indirim yapılarak belirlenmesi doğru olmadığından, birleşen davanın ise bilirkişi raporundaki hesaplama şekli uygun olmaması nedeniyle raporun karar vermeye yeterli olmadığından, esasa ilişkin olarak hükmün bozulmasına karar verilmiş, asıl dava davalısı, birleşen dava davacısı ... Vekili tarafından temyiz itirazlarının tamamının değerlendirilmediğinden sair temyiz itirazları yönünden kararın bozulması gerektiğinden bahisle kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
1- Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere, Kararın esastan bozulmuş olması nedeniyle bu aşamada vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının değerlendirilmemiş olmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki karar düzeltme talepleri yerinde değildir.
2- Davalı birleşen dosya davacısının depozito alacağına yönelik karar düzeltme talebine gelince; Davacı, birleşen davada 01.09.1989 tarihli bir yıl süreli olarak imzalanan kira sözleşmesi gereğince davacıların murisi ...'a 2650,00 DEM depozito verdiğini, kiralananın tahliye ve teslim edilmesine rağmen depozitonun iade edilmemesi nedeniyle, kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masrafların yanı sıra depozitonun iadesini de icra takibinde talep ettiğini, takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali talep edilmiştir.
Davacı karşı davalı vekili depozitonun verilmediğini iddia etmiş ise de; Davacıların Murisi ... ile yapılan 01.09.1989 tarihli kira sözleşmesinin 6. maddesinde “Muhtemel zarar ve ziyanların teminatı olmak üzere kiracı kira akdinin inikadı ile birlikte serbest irade ile kararlaştırılacak bir bedeli depozito olarak mal sahibine vermeyi kabul ve taahhüt eder. İş bu depozito bedeli kira müddetince mal sahibinin yedinde kalacak akdin feshi halinde kiracıya aynen iade edilecektir.” düzenlemesine yer verilmiş, kira sözleşmesinin
En altına “depozito bedeli 2650 DEM” ibaresi yazılarak taraflarca imza edilmiştir. Sonrasında 01.12.1991 tarihinde Rasim Öztat'ın vefat etmesinden sonra mirasçıları olan davalılarla devam eden kira sözleşmesi yenilenmişse de, önceki kira sözleşmesinde bahsedilen depozitonun alınmadığına, yahut alınıp iade edildiğine ilişkin düzenlemeye yer verilmemiştir.
Davacıların murisleri ile yapılan sözleşmede depozito alınmış ise davalılar verilen depozito nedeniyle sorumludur. Her ne kadar kira sözleşmesindeki depozito bedeline ilişkin ibare tek başına depozitonun ödendiğini ispatlayamaya yeterli değilse de, davalı tarafından, taraflar arasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/201 E. sayılı dosyasında görülen ceza davasından müşteki olarak beyanda bulunan davacılardan ...'ın 11/07/2012 tarihli celse de depozitonun murislerine verildiğine dair ikrarda bulunduğu belirtilerek, ilgili dosyadaki davacının ifadesini içeren duruşma tutanağının fotokopisi eklenmiştir. Davacıların depozitoya ilişkin ikrarı bulunması halinde, kiracı tarafından davacıların murisine depozitonun ödendiğinin kabulü gerekir.
Bu nedenle ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/201 E. dosyasındaki davacıların depozitoya ilişkin beyanları da değerlendirilerek, depozitonun kiralanana verilecek zararın güvence bedeli olması karşısında, iadesinin gerekip gerekmediği, iade edilecek ise hangi miktarda iade edileceği hususu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, depozitonun ispatlanmadığından reddine karar verilmesi doğru olmadığından, temyiz istemindeki dairemiz bozma ilamındaki sebepler yanında bu nedenle de hüküm bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı karşı davacının karar düzeltme talebinin,yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile atıfta bulunulan mahkeme kararına yönelik, Dairemizin 11/06/2012 günlü ve 2012/5488-8676 E. ve K. sayılı bozma kararının yanı sıra yukarıda 2 no'lu bentte açıklanan nedenlede, hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan karar düzeltme harcının düzeltme isteyene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy