MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davalı kiracının akde aykırılık nedeniyle, alt kiracının ise fuzuli işgal nedeniyle tahliyesi istemine ilişkindir.
Davacı, kiracısı olan ismail'in taşınmazı 27.11.2011 tarihinde sözleşmesinde yetkisi olmadığı halde, diğer davalı ... .... kiraya verdiğini, süreli ihtara rağmen akde aykırılığı gidermediğini belirterek, davalı ...'in akde aykırılık nedeniyle tahliyesine, davalı .......nin ise fuzuli şagil olması nedeniyle tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., kira sözleşmesinin devam ettiğini, ayrıca davacıların kiralananı kiraya verebilmek için kendisine vekaletname verdiklerini, sonrasında ise azlettiklerini, bu nedenle mağdur olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, diğer davalı ise, kendilerinin kiralananı davacıların, davalı ...'e taşınmazı üçüncü kişiye 15.01.2012 tarihine kadar kiraya verebilesi için 31/10/2007 tarihinde noterden yetki verdiğini, bu nedenle kendilerinin de 27/11/2007 tarihinde taşınmazı kiralayarak baz istasyonu kurduklarını, kira sözleşmesinin 27.11.2011 tarihinde yenilendiğini, müvekkillerinin kiralanana kule kurduklarını, davalının kuleyi görmemesinin imkansız olduğunu, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki kira sözleşmesinde, davalı kiracı İsmail'in taşınmazı alt kiraya verme yetkisi olmamakla beraber, davacı kiralayanlar tarafından 31.10.2007 tarihinde noterden davalı kiracıya taşınmazın alt kiraya verilmesi konusunda yetki verildiğini, bu nedenle verilen yetkiye istinaden taşınmazın 21.11.2007 tarihinde 4 yıl süreli olarak davalı ... Telekomünikasyon AŞ'ye kiraya verilmesinde akde aykırılık olmadığını, ancak yetkinin 15.01.2012 tarihine kadar olduğunu ve davacıların 25.10.2010 tarihli azilname ile vekillikten davalıyı azlettiğini, buna rağmen davalı ...'in 27.11.2011 tarihinde diğer davalı ile 4 yıl süreli kira sözleşmesi imzaladığını, davacıların 04.04.2012 tarihinde tebliğ edilen ve akde aykırılığın giderilmesi istenilen süreli ihtara rağmen akde aykırılığın giderilmediğinin anlaşıldığından bahisle, davalı ...'in akde aykırılık nedeniyle, diğer davalı ... ....'nin ise fuzuli şagil olması nedeniyle tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar tarafından boş arsa vasfındaki taşınmaz davalı ...'e 15.01.2007 tarihli 5 yıl süreli kira sözlemesi ile kiralanmış, kira sözleşmesinde kiralananın kısmen veya tamamen Üçüncü kişiye kiraya verilmeyeceği kararlaştırılmıştır. Ancak, davacılar tarafından 30.10.2007 tarihinde kiralananın tamamen veya parça parça üçüncü kişilere kira bitiş tarihi 15.01.2012 olması kaydıyla, kiraya verebilmesi için davalıya vekaletname ile yetki ve izin verilmiş olup, söz konusu vekaletnamenin alt kiraya verme izni olmadığına ilişkin bir iddia yoktur. Bu vekaletname ile davacıya kiralananı alt kiraya verme izni verilmiş, davalı ... de, bu izne dayanarak, 27.11.2007 tarihli.... ile 4 yıl süreli kira sözleşmesi imzalamıştır. Sonradan imzalanan 27.11.2011 tarihli sözleşme ise kira sözleşmesinin yenilenmesine yöneliktir. Her ne kadar davacılar, 25.10.2010 ve 01.11.2010 tarihli azilnameler ile alt kira sözleşmesi yapılmasına izin verilmesine yönelik daha önce verilen vekaletten davalı ...'i azletmişler ise de, davalıya verilen alt kiraya verme izni azilname ile geri alınamaz. Bu sebeble, davalı ... ve .... arasında düzenlenen yenileme şeklindeki kira sözleşmesinin akde aykırılığı ileri sürülemeyeceği gibi, davalı ... ...ile davalı ... arasında imzalanan ve 27.11.2011 tarihinde yenilenen kira sözleşmesi de iptal edilmedikçe geçerli olduğundan, davalı ... ..'nin fuzuli şagil olduğu kabul edilemez. Bu durumda, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.