MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi (... Sulh Hukuk Mahkemesi)
DAVA TÜRÜ: Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kiralananın tahliyesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Wienervald markasının Türkiye’de kullanım hakkı sahibi olduğunu, davalı ile aralarında ... Blokları ...-... no: ... ... ... adresindeki ... ... restoranda davalı şirketin franchise alan olarak faaliyet göstermesi konusunda anlaştıklarını müvekkili şirketin önce taşınmazı dava dışı ... ve ...’den 13/03/2009 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, daha sonra davalı şirket ile 23/09/2009 tarihli alt kira sözleşmesinin imzalandığını, davalının franchise sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile franchise sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ve alacak talepli olarak ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde 2011/51 sayılı dosya ile dava açıldığını, belirterek alt kira sözleşmesinin feshedildiğinin tespiti ile davalı kiracının dava konusu taşınmazdan tahliyesine şimdilik 1000 ABD doları cezai şartın avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili franchise sözleşmesinin feshinin kabul edilmediğini, feshin haklı veya haksız olduğunun 2011/51 sayılı dosyada verilecek karar ile açıklığa kavuşacağını, bu süre içerisinde müvekkilinin konsept ve markayı kullanabilir olduğundan 2011/51 sayılı davanın iş bu dava yönünden bekletici mesele olması gerektiğini, kiralama amacının ortadan kalkmadığını, alt kira sözleşmesinde belirtilen kullanım amacı doğrultusunda kullanıldığını, tahliye isteminin franchise konseptinin sona erdirilmesi niteliğinde olduğunu, kira sözleşmesine devam edilmesi halinde uğranılan zararın olmayacağını, cezai şartın fahiş olduğunu tahliye davası ile birlikte istenemeyeceğini savunmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen 23/09/2009 Başlangıç tarihli alt kira sözleşmesinin 8. Maddesinde bu sözleşmenin asıl kiralayanlar ile alt kiraya veren arasında düzenlenen asıl kira sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğu, kira veya franchise sözleşmelerinin feshi halinde bu sözleşmenin otomatik olarak fesh olacağının alt kiracı tarafından da kabul ve taahhüt edildiği belirtilmiştir. Franchise sözleşmesinin 17/3 maddesinde ise sözleşmenin feshinden sonraki yükümlülükler başlığı altında franchise alanın franchise verenin isteği ile alt kiracısı olduğu taşınmazı kendisine gönderilecek ihtar üzerine derhal terk edeceği, terk etmediği her gün için 1000 ABD doları ödeyeceği kararlaştırılmıştır.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 05/04/2011 tarih ve 8629 sayılı ihtarname ile cari hesap bakiyesinin ödenmemesi nedeni ile franchise sözleşmesinin feshedildiği belirtilerek sözleşmenin 17. Maddesi uyarınca restoran sistemine ilişkin tüm unsurların kaldırılması, çalışmanın durdurulması, cari hesap bakiyesinin ödenmesi, 23/09/2009 tarihli alt kira sözleşmesinin feshedildiği belirtilerek sözleşmenin 17.9 maddesi uyarınca cezai şartın ödenmesi ihtar edilmiş, ayrıca ... 4. Nolu Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde franchise sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile cezai şartın tahsili istemi ile dava açılmış, incelenen ... 4. Nolu Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 10/05/2012 tarih ve 2011/51 Esas 2012/128 Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki Franchise sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin tespitine karar verildiği ancak hükmün henüz kesinleşmediği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar, alt kira sözleşmesi ve franchise sözleşmesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde alt kira sözleşmesinin taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin gerçekleştirilmesi amacıyla yapıldığı, sözleşmelerin birbirinden bağımsız ele alınamayacağı, franchise sözleşmesinin haklı nedenle feshi halinde kiracı davalının kiralananı kullanma amacının da ortadan kalkacağı görülmüştür. Bu durumda taraflar arasında franchise alan ve franchise veren ilişkisi kalmayacağından kira sözleşmesinin ifası da imkansız hale gelecektir.
O halde Mahkemece franchise sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine ilişkin davada verilen hükmün kesinleşmesi beklenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.