MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, eksik ödenen kira bedelinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı kiracı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin faize ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Davacı alacaklı, 12/01/2007 başlangıç tarihli 6 ay süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak davalı kiracı hakkında 03/07/2007 tarihinde başlattığı icra takibinde, 5.422 TL bakiye kira bedeli 2.450 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.822 TL alacağın tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesinde; borçlu ile alacaklı arasında akdedilen ve takipte borcun sebebi olarak gösterilen 11/1/2007 tarihli kira sözleşmesinin mevcut olmadığını, bu nedenle borca, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini bildirmiştir. İtirazın iptali ve inkar tazminatı isteğiyle açılan işbu dava sonucunda mahkemece, davalı kiracı hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 1.896 TL asıl alacak, 1.497,94 TL işlemiş faize yönelik itirazın iptaline, % 40 inkar tazminatı isteminin reddine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin 12.maddesinin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.06.2011 günlü kararı ile yürütülmesinin durdurulması dikkate alınarak davanın kabul edilen miktarı üzerinden hesaplanan 407,00 TL.nispi vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aynı gerekçelerle davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 243,00 TL.nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 12.01.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin C.2. maddesinde kira bedelinin gecikmesi durumunda aylık %5 Gecikme faizi tahakkuk ettirilerek tahsil edileceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece de yapılan yargılama sonucu hüküm altına alınan alacağa ilişkin olarak akdi % 5 gecikme faizi uygulanmasına hükmedilmiştir. Bununla birlikte 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk BorçlarKanunu'nun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki 6101 Sayılı Kanun'un 7. maddesinde Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddelerinin görülmekte olan davalarda da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bu durumda 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 88. maddesinde düzenlenen faiz konusunun davanın halen derdest olması karşısında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Karar tarihi olan 25/10/2011 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12.maddesinin 1.fıkrası; “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” 2.fıkrası ise; “ Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL'ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.” şeklindedir. Bu durumda mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/2.fıkrası dikkate alınmadan davalı lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru dğildir.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy