MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının 01/09/2008 başlangıç tarihli bir yıl süreli sözleşme ile Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı okul kantinini kiraladığını, aylık kira bedelinin 6.000 TL olduğunu, sözleşmenin 20.maddesine göre işletme hakkı süresi sona erdiği halde işletme hakkı verilen yerin idareye teslim edilmemesi durumunda her geçen gün için işletici tarafından işletme bedelinden ayrı olarak aylık işletme bedelinin %10 u oranında günlük ceza uygulanacağının kararlaştırıldığını, idarece sözleşmenin yenilenmeyeceğinin davalıya bildirildiğini buna rağmen davalının taşınmazı tahliye etmediğini, kiralananın 2886 Sayılı Yasanın 75.maddesi uyarınca 20/11/2009 tarihinde zorla tahliye edildiğini belirterek, 01/09/2009 tarihinden zorla tahliye tarihi olan 20/11/2009 tarihi arasındaki 78 gün için sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart bedeli olan 46.800 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda sözleşmenin 4. maddesine göre kira bedelinin yıllık 6.000 TL olduğu davacı tarafından kira bedelinin aylık 6.000 TL olduğu bildirilmiş ve buna ilişkin deliller sunuşmuş ise de, yanlış yazılsa bile cezai şart miktarının sözleşmede yazılı rakam üzerinden hesaplanması gerektiği belirtilerek 2.533,08 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 01/09/2008 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi ile ilköğretim okulundaki 30 m²'lik kantin alanı işletilmek üzere davalıya kiralanmıştır. Sözleşmenin 20.maddesinde “İşletme hakkı süresi sona erdiği veya süresinden evvel iptali halinde işletme hakkı verilen yer idareye teslim edilmediği takdirde her geçen gün için işletici kişi tarafından işletme bedelinden ayrı olarak aylık işletme bedelinin %10 u oranında günlük ceza uygulanır.” düzenlemesi mevcuttur. Mahkemece sözleşmenin 4.maddesinde yıllık kira bedelini 6.000.-TL olarak yazıldığı belirtilerek bu miktara göre cezai şart miktarı hesaplanmış ise de, taraflar arasında kira bedelinin aylık 6.000.-TL olduğu hususunda çekişme bulunmamaktadır. Öte yandan sözleşmenin 8.maddesinde kesin teminat tutarının üç aylık kira bedeli olan 18.000.-TL olduğu belirtilmiş, davacı vekili tarafından kira bedelinin aylık 6.000.-TL olarak ödenmesine ilişkin belgeler dosyaya sunulmuştur. Bu durumda sözleşmenin 4.maddesinde yazılı kira bedelinin yıllık
6.000.-TL olduğu yönündeki ifadenin maddi hatadan kaynaklandığı anlaşıldığından, aylık 6.000.-TL kira bedeli üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde mahkemece yıllık kira bedeli 6.000.-TL kabul edilerek buna göre yapılan hesaplama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.