MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından fazla ödenen faiz bedelinin kiralayandan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde,davalı ... ile dava dışı ... Su Sporları Dış Tic.Ltd.Şti.arasında 01/04/2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, dava dışı ... Su Sporları Dış Tic.Ltd.Şti ile davacı şirketin aralarında yaptıkları işletme sözleşmesi uyarınca, anılan kira sözleşmesindeki tüm haklar ve yükümlülüklerin davacı şirkete devredildiğini, davalının da bu devri onayladığını ve o tarihten bu yana da işletmenin davacı şirket tarafından işletildiğini, davalının 2007-2008 yılı kira bedellerinin 2009 yılında talep edilmesi üzerine davalı hesabına itirazı kayıt ile faiz ve ferileri ile birlikte 228.031,18 TL ödendiğini, davalının hiçbir yasal dayanağı olmaksızın fahiş faiz talebinin davacının ruhsat problemi yaşamamak ve sözleşmenin feshine mahal vermemek adına ödemek zorunda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak 42,000,00 TL. faiz bedelinin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, dava dışı ... Su Sporları Dış Tic.Ltd.Şti ile davacı şirketin aralarında yaptıkları işletme sözleşmesini yazılı olarak kabul etmediklerini, davacının husumet açısından dava açma hakkı olmadığını, davacının talep ettiği paranın 5.5.2010 tarihinde ödendiğini ve bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın süresinde açılmadığını, bu paranın olsa olsa dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,kira sözleşmesinin bütün hak ve borçlarıyla davacıya devrolunduğu, kiraların davacı şirket tarafından ödendiği, kira sözleşmesinde herhangi bir artış oranı öngörülmediği, gibi faiz uygulanacağına dair bir düzenlemede bulunmadığı,kiralayan Belediye Encümenine, kira bedelinin belirlenmesi hususunda tek taraflı karar alma yetkisi verilerek, davalı tarafından tek taraflı alınan karar ile kira bedellerinin belirlenmesi ve bu bedelin istenmesinin sözkonusu olamayacağı, davalı tarafından davacı kira parasının ödenmesi hususunda temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ödediği 42.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 11.05.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacının, davalı ... ile dava dışı ... Su Sporları Dış Tic.Ltd.Şti. arasında düzenlenen 01/04/2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin ... Su Sporları Dış Tic.Ltd.Şti ile davacı şirketin aralarında yaptıkları işletme sözleşmesi uyarınca davacı şirkete devredildiği, davalının bu devri zımni olarak onayladığı, kira paralarını davacı şirketin ödediği ve ödenen kira paralarının davalı tarafça ihtirazı kayıtsız kabul edildiği, davacının ödediği kira paralarına ve miktarına yönelik bir itirazının olmadığı, uyuşmazlığın 2007-2008 yılları kira paraları ile birlikte ödenen 63.681,18 TL faiz bedelinin ödenmesi gerekip gerekmedi hususunda olduğu anlaşılmaktadır.
Temerrüt (gecikme) faizi, borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı süresince varlığını sürdüren, alacaklının zararın varlığını ve miktarını ve borçlunun kusurunu ispat zorunda kalmaksızın borçlunun ödediği ve miktarı yasalarla belirlenmiş asgari, maktu bir tazminattır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11.6.1997 gün ve 1997/11-278 - 529 sayılı ilamı).
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101/2 maddesi hükmü gereği borcun ifa olunacağı gün sözleşme ile belli edilmiş ise ihtar şartı aranmadan bu günün bitmesi ile borçlu mütemerrit olur. Davacının devralarak tarafı haline geldiği 1.4.2000 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesinde 2000 yılına ait kira parasının 5 taksitte,2001 ve 2002 yıllarına ait kira esas paralarının ise peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır.Bu durumda yenilenen dönemlerde de kira parasının peşin ödeneceğinin (3.günü akşamına kadar) kabulü gerekir. Buna göre dava konusu edilen 2007 kira dönemi ve 2008 kira dönemi kira parasının dosyadaki belgelere göre 5.5.2009 tarihinde ödendiği anlaşılmıştır.Bu şekilde kira parasının ödeme zamanı taraflarca kesin olarak tayin edilmiş ve kiracının kira borcunu ödememesi halinde Borçlar Kanunu’nun 101/2 maddesi gereği ihtara gerek olmaksızın kendiliğinden temerrüde düşeceği gözardı edilerek daha önce temerrüde düşürülmediğinden bahisle faiz istenemeyeceği gerekçesi yerinde değildir.Kira sözleşmesinde kira paralarının geç ödenmesi halinde uygulanacak akdi faiz oranı belirlenmemiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kiralananın sörf okulu olduğu ve ticari işletme kirası sözkonusu olduğuna göre avans faizi uygulanmasında da bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesap edilen faiz oranı davacı tarafça ödenen faiz oranından daha fazla olduğuna göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy