MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın tahliyesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiralayan, davalı kiracı hakkında ödenmeyen kira parası nedeniyle icra takibi yapıldığını, ihtarlı ödeme emrine itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini ve ödeme yapılmadığını, kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesini istemiştir. Davalı duruşmada taşınmazda kiracı sıfatı ile oturmadığını, davacının taşınmazı gerçek anlamda satın almadığını, davacı ile arasında bir kira sözleşmesi bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece; davacı taraf davaya konu taşınmazda davalıların kiracı sıfatıyla oturduğunu ispat edemediğinden tahliye davasının reddine karar verilmiştir.
İİK 269/2 maddesinde ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62.madde hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak ret etmez ise akdi kabul etmiş sayılır. İcra İflas Kanununun 269/c maddesine göre borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek İtiraz etmiş ise, itiraz sebeplerini açıkça bildirmek ve ödeme konusundaki itirazını noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile ispat etmeye mecburdur.
Somut olayda; davalı borçlu takipte kira ilişkisine, alacaklının kiralayan ve borçlunun da kiracılık sıfatına, kira miktarına itiraz etmemiştir. Borçlunun kira ilişkisine ve kira miktarına açıkça karşı çıkmaması karşısında İİK.nun 269/2. maddesi gereğince kira ilişkisinin ve kira miktarının kesinleştiğinin kabulü gerekir. Bu durumda davalı borçlu savunmasını İİK’nun 269/c maddesindeki belgelerle kanıtlamalıdır. Davalı savunması İİK 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlanamamış olduğuna göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.