(7201 S. K. m. 10, 35)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kira alacağının tahsili için haciz ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından, dava dilekçesinin ve duruşma gününün usulüne uygun tebliğ edilmediği, kararın tebliği ile davadan haberdar olduğundan bahisle temyiz edilmiştir.
Tebligat Yasasının 10. maddesine göre Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./3.mad) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.
Olayımızda ise; Davalı dava tarihinden önce, davacıya keşide ettiği 19.01.2012 tarihli ihtarnamede adresini, Eğitim Mah. Kasap İsmail Sokak 15/44 Kadıköy İstanbul olarak bildirmiş, yine 17.04.2012 tarihinde açılan davadan bir gün sonra 18.04.2012 tarihinde aynı zamanda tebligat adresi olan kiralananı boşalttığını belirtmiştir. Buna rağmen dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye takip dosyasında ödeme emrinin gönderildiği adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Davalı tarafından gerek davadan önce gerekse dava dilekçesi tebliğinden önce adresinin davacıya bildirilmesi nedeniyle, davalının icra takip dosyasındaki adresine yapılan tebligat geçersizdir. Mahkemece davalıya dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy