MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsiline yönelik başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, kiralanana ait anahtarın 31.01.2012 tarihli tutanak ile teslim alındığını bu nedenle davalı borçlunun ocak ayı kira bedelinden sorumlu olduğunu, davalı borçlunun kısmi itirazının haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, taşınmazın 31.01.2012 tarihinden önce tahliye edilmesine rağmen kiralanana zarar verildiği gerekçesiyle anahtarın teslim alınmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davalının işlemiş faize yönelik temyiz itirazlarına gelince;Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.01.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 22. maddesinde kira bedelinin vadesinde ödenmemesi halinde aylık %5 temerrüt faizi uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Davacı icra takibinde bu düzenlemeye dayanarak yıllık %60 oranında işlemiş faiz talebinde bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2004 tarih ve 2004/10-104 Esas, 2004/94 Karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde gecikme zammı nitelik itibariyle temerrüt faizidir.
1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK.nun 120. maddesinde temerrüt faizi düzenlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre; "Uygulanacak yıllık temerrüt faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faiz oranı hakkında akdi faiz oranı geçerlidir."
6101 sayılı TBK.nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7. maddesinde; "TBK.nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi görülmekte olan davalara da uygulanır." hükmü öngörülmüştür.Bu durumda mahkemece, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren ve görülmekte olan davalara da uygulanması gereken az yukarıda açıklanan Kanun hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma yapılarak sonucu dairesinde karar verilmek üzere, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy