DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi ve alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, Temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ve 40.000 TL kira alacağının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Yasasının 12 ve 13, Tebligat Yönetmeliğinin 20. ve 21.maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat hususunu düzenlemiş olup, anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin selahiyetli mümessillerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir.
Olayımızda; Davaya konu kiralanan, davacı alacaklı tarafından 01.02.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile borçlu Malibu Eğlence Merkezi Org. Gıda Tur. Tic. Ltd. Şti’ne kiralanmış olup davalı tüzel kişidir. Davalı şirket adına çıkartılan dava dilekçesi ile duruşma günü ve saatini bildirir davetiye daimi birlikte çalışanı Mustafa Yılmaz imzasına tebliğ edilmiş ise de; dosya içinde bulunan imza sirkülerinden tebligatı alan Mustafa Yılmaz'ın davalı şirketin yetkilisi olmadığı şirket yetkilisinin Musa Güzide olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı şirketin yetkili mümessillerinin hangi nedenle tebligatı alamayacak durumda oldukları belirtilmeksizin işyeri yetkilisi olmadığı anlaşılan muhatap Mustafa Yılmaz imzasına yapılan tebligat Tebligat Yasası ve Tebligat Yönetmeliği hükümlerine göre olmadığından usulüne uygun değildir. Bu durumda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde davalı şirkete usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan hüküm tesisi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy