MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde ve yargılama sırasında dava konusu taşınmazın bitişiğindeki dükkanın kendisine ait olduğunu ve oğlu ile birlikte zücaciye dükkanı olarak işlettiklerini, dükkanın yetersiz kaldığından kiralanan ile birleştirilip tek dükkan haline getirilmesinin planlandığını kiralanana ihtiyaçları bulunduğunu iddia etmiş, davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava konusu taşınmazın ihtiyaca uygun hale getirilebilmesi için esaslı ve imar amaçlı tadilatı gerektirdiği, bu durumda davacının tadil ve tamir nedeniyle tahliye davası açması gerektiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava 6570 Sayılı Yasanın 7/c maddesine dayanılarak açılmıştır. İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi ve kiralananın hali hazır durumu ile veya mimarı proje gerektirmeksizin basit bir tadilatla ihtiyacın karşılanması gerekir.
Olayımıza gelince, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda davacının oğlu tarafından kullanılan işyerinin mevcut hali, gerek vitrin gerek sergileme açısından çevrede bulunan emsal işyerlerine göre kısıtlı olduğu, her iki işyerinin birleştirilmesi durumunda züccaciye mağazası kullanımına daha uygun olacağı kanaatini bildirmiş ise de; aradaki duvarın kaldırılmasının taşıyıcı unsuru etkileyeceğinden birleştirmenin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Ancak davacı beyanında yapılmak istenenin duvarın tümden kaldırılması değil, iki dükkan arası geçişin sağlanması olduğunu belirttiğine göre; bu hususun mümkün olup olmadığı konusunda bilirkişiden ek rapor alınıp toplanan tüm deliller değerlendirildikten sonra sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy