MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tahliye, alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalı ile davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı ve tahliye, olmazsa ecrimisil ve müdahalenin men’i istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 660,00 TL kira alacağının tahsiline ve tahliyeye karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının ... Cad.No: ... ... adresindeki taşınmazda uzunca bir süredir kira vermeden ve hiçbir hukuki gerekçe olmadan oturduğunu, müvekkilinin davalı ile kapıcılık hizmeti karşılığında kira sözleşmesi imzaladığını ve kapıcılık hizmeti yerine getirilmezse 300,00 TL kira ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı tarafın sözleşme gereğince yapması gereken hizmeti yerine getirmediği gibi kira bedelini de ödemediğini, müvekkilinin bu nedenle kira sözleşmesini feshettiğini, davalı taraf müvekkil ile eşi arasındaki kapıcılık sözleşmesi gereğince dairenin kendilerine tahsis edildiğini iddia etmişse de müvekkil ile davalının eşi arasında herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, bu konuda karşı tarafça açılan davaların devam ettiğini, davalının kapıcılık sözleşmesi iddiası kabul edilse dahi bu sözleşmenin de müvekkili tarafından 16.6.2008 tarihli ihtarla sona erdiğini, davalı yada eşinin herhangi bir kapıcılık hizmeti yürütmediğini, 6570 sy nın 7.maddesi gereğince haklı ihtarlara dayanılarak tahliye ve şimdilik 8 aylık kira olarak 2.400 TL nin tahsiline karar verilmesini, aradaki ilişkinin kira sözleşmesi olup olmadığı yönünde tereddüt yaşanması halinde ise MK 683 gereğince müdahalenin men’i ve 2.400 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise, müvekkilin eşi ...’ın 5 yılı aşkın süredir söz konusu yerde kapıcılık yaptığını, kapıcılık hizmetinin tespiti için ... 8.İş Mahkemesinde 2008/1092 sayılı dava açıldığını, müvekkilinin alacakları ile ilgili olarak ta ... 12.İş Mahkemesinde 2008/779 sayılı davanın derdest olduğunu, müvekkili ile davacı arasında yapılan ve kira sözleşmesi süsü verilen fakat her haliyle kira sözleşmesi olmadığı ortada olan bir belgeye istinaden müvekkilinden hiçbir surette maddi talepte bulunulamayacağını, kira sözleşmesi olduğu iddia edilen belgenin düzenlenme amacının müvekkilin eşi olan ...’ın kapıcılık hizmetini gizlemek, kapıcı değil de kiracı görüntüsü vererek hizmet sözleşmesi nedeniyle doğmuş ve doğacak olan işçilik hak ve alacaklarını yerine getirmemek olduğunu, müvekkili ve eşinin oturdukları dairenin apartmanın kapıcı dairesi olup, müvekkilinin eşinin yıllardır kapıcılık hizmetini yerine getirmekte olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece “..davalının kapıcılık hizmeti karşılığı kapıcı dairesinde oturduğu, kesinleşen karar ile kapıcılık hizmetini verenin davalının eşi olduğu ve aradaki hizmet akdinin 31.12.2008 tarihinde sona erdiği, kira sözleşmesinde kiracı konumunda olan tarafın davalı olduğu ancak kapıcı dairesinin aile konutu olarak kullanılması sebebiyle husumette hatanın olmadığı, hizmet akdinin bittiği tarih itibarı ile oturmaya devam eden davalıdan 300,00 TL kira ödenmesinin istenmesinin haklı olduğu, sözleşme eski tarihli olmasına rağmen kira bedelinde arttırıma gidilmediğinden istenilen tarihler arası kira bedeli tespitinde hukuki yarar görülmemiş, kira sözleşmesi kapıcı dairesine ilişkin olup kapıcılık görevi sona erdiğinden..” bahisle 660,00 TL kira alacağının tahsiline ve tahliyeye karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, mevcut delil durumuna göre davacı ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının alacağa ilişkin temyiz itirazına gelince;
Dosyaya ibraz edilen 1.10.2007 başlangıç tarihli ve 6 ay süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira 300,00 TL olup, ekli görev tarifi belgesindeki işlerin yapılması şeklinde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından, davalının, sözleşmede kararlaştırılan hizmetleri yerine getirmediği gibi, kira bedelini de ödemediğinden bahisle alacak ve tahliye isteminde bulunulmuştur. Mahkemece her ne kadar davalının eşi ile yapılan hizmet akdinin 31.12.2008 tarihinde sona erdiğinden bahisle bu tarihten dava tarihine kadar olan kira bedeline ve tahliyeye karar verilmiş ise de, iş mahkemesince kapıcılık hizmetini davalının eşinin gerçekleştirdiği belirlenmiş olmakla, davalının kapıcılık hizmeti sunmadığı hususu kesinleşmiştir. Davacı tarafından 8 aylık kira bedeli talep edildiğine göre, öncelikle istenen kira parasının hangi aylara ait olduğunun davacı tarafa açıklattırılarak, davalı tarafın da ödemeye ilişkin delillerinin toplanması, ödeme belgesi bulunmaması halinde talep edilen kira alacağının tamamına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde olayda uygulama yeri olmayan davalının eşi ile yapılan hizmet akdinin bitiminden itibaren dava tarihine kadar ki kira bedeline hükmedilmiş olması doğru değildir.
3- Davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu taşınmazın, bulunduğu yer itibariyle dava tarihine göre uygulanması gereken 6570 sayılı yasa kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Anılan kanunda tahliye şartları ayrıntılı şekilde düzenlenmiş olup, davacı tarafından söz konusu kanunda sayılan tahliye sebeplerinden herhangi birisine dayanılmadığı gibi kira bedelinin ödenmemesi iddiası ile ilgili olarak temerrüt ihtarına da dayanılmamıştır. Bu durumda mahkemece tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.