MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, depozito bedelinin iadesi için yapılan icra takibine itirazın iptali, birleşen dava ise kira alacağı ile elektrik ve su faturası alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı (birleşen davanın davacısı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiracı vekili, asıl dava dilekçesinde davalıya ait taşınmazın 01.10.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle müvekkili tarafından kiralandığını, davalının akde aykırı eylemleri, tehdit ve baskısı nedeni kiralananı tahliye etmek zorunda kaldığını, taşınmazla ilgili birçok masraf yaptığını, davalıya verilen 2000 USD depozito alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada ise davacı kiraya veren kiracının 2011 yılı Aralık ayı kira bedeli ile elektrik su bedelini ödemediğini bu alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile kiralananın tahliyesine ve %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan kira sözleşmesi 01/10/2011 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olup sözleşme ile kiralananın imalathane olarak kullanılacağı, aylık kira bedelinin 1800 TL olduğu kararlaştırılmıştır. Kiracı tarafından kiralayana 2000 USD depozito verildiği taraflar arasında çekişmesiz olup sözleşmenin 13. maddesine göre kiralanana verilen zarar ve ziyan ile ödenmeyen elektrik su borçlarının tahliye halinde depozitodan mahsup edileceği düzenlenmiştir. Davacı kiracı tarafından 30/03/2012 tarihinde başlatılan icra takibinde 2000 USD tutarındaki depozitonun iadesi istenmiş, birleşen davanın davacısı kiralayan tarafından 15/12/2011 tarihinde başlatılan icra takibinde ise 2011 yılı Aralık ayı kira alacağı ile elektrik su faturası bedellerinin tahsili istenmiştir. Mahkemece kiraya verenin taraflar arasındaki ... Cumhuriyet Savcılığının 2011/9487 sayılı dosyasında yapılan soruşturmada alınan 29/11/2011 tarihli ifadesinde, kiracıdan işyerini tahliye etmesini istediğini bunun üzerine kiracının da işyerini tahliye ettiği gerekçesi ile asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Depozito, kiralayanın muhtemel zararlarının teminatı olarak kiracı tarafından verilen bir tür güvence bedelidir. Bu nedenle depozito bedelinin iadesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunması halinde, depozitonun iade edilmemesini haklı kılacak sebeplerin olup olmadığı, iade edilecekse ne miktarda iadesi gerektiği mahkemece değerlendirilerek belirlenmesi gerekir. Öte yandan anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının kullanımında olduğunun kabulü gerekir. Yasal anahtar teslimi bizzat anahtarı kiralayana vermek suretiyle veya tevdi mahalli tayin edilerek tevdi mahalline teslimi ya da notere anahtarın teslimi suretiyle gerçekleşir. Kiralananın tahliye edildiğinin kabul edilebilmesi için kiracının anahtar teslim yükümlülüğünü yerine getirmiş olması, anahtar tesliminin kiracı tarafından yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Kiralanan tahliye edilmediği müddetçe kiraya verenin depozitoyu iade borcu doğmayacağı gibi kiracının kira ödeme yükümlülüğü devam eder.
Somut olayda davacı (birleşen dava davalısı) kiracı tarafından dava dilekçesinde kiralananın tahliye edildiği bildirilmekle birlikte tahliye edildiği tarih belirtilmemiş, davalı (birleşen dava davacısı) kiraya veren vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ise kiracının 26/03/2012 tarihinde mahkemeye başvurarak anahtar teslimi için tevdi yeri tayini talep ettiği belirtilmiştir. Mahkemece kiraya verenin soruşturma dosyasında kiracısından işyerini tahliye etmesini istediği bunun üzerine de kiracının kiralananı tahliye ettiği gerekçesi ile asıl dava kabul edilerek birleşen dava reddedilmiş ise de kiraya verenin ifadesinde kiralananın tahliye edildiğine dair bir beyan bulunmamaktadır. O halde yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda kiralananın hangi tarihte tahliye edildiği tespit edilerek, asıl davada takip tarihi itibariyle talep edilebilecek bir depozito alacağının bulunup bulunmadığı, karşı davada ise kiralayanın kiracıdan talep edebileceği bir alacağının bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy