MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile)
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ... geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava sözleşmenin aynen ifası olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece sözleşmenin aynen ifası talebinin reddine, dava tarihine kadar yoksun kalınan kar kapsamında müspet zarar olarak 8.867,61 TL alacağın tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Tokat otobüs terminali işletmeciliği için açılan ihaleyi kazandıklarını, ihale sonrası davalı ... ile 04.11.2010 tanzim, 01.01.2011 başlangıç tarihli sözleşme imzaladıklarını, sözleşmenin 5.maddesine göre taşınmazın 01.01.2011 tarihine kadar teslimi gerektiğini, ancak davalı belediyenin teslimden kaçındığı gibi 14.12.2010 tarihinde aldığı kararla sözleşmeyi tek yanlı olarak feshettiğini belirterek öncelikle sözleşmenin aynen ifasına, olmadığı takdirde yoksun kalınan kazanç kaybı olarak şimdilik 20.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili ise; feshin haklı nedene dayandığını, fesih nedeniyle davacının her hangi bir kayıp yaşamadığını savunmuştur. Mahkemece sözleşmenin aynen ifası talebinin reddine, dava tarihine kadar yoksun kalınan kar kapsamında müspet zarar olarak 8.867,61 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı ... otobüs terminali işletmeciliği için açılan ihaleyi kazanarak, davalı ... ile 04.11.2010 tanzim, 01.01.2011 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi imzalamıştır. Kira sözleşmesin başlangıç tarihinden önce davalı belediyece alınan karar ile sözleşme tek yanlı olarak feshedilmiştir. Davalı sözleşmenin feshine gerekçe olarak otobüs terminal esnafı ve ilgili meslek kuruluşlarının konuya ilişkin bir takım kaygı ve beklentilerini öne sürmüştür. Mahkemece feshin haklı nedene dayanmadığı kabul edilmiştir.
Sözleşmeye bağlılık ilkesi uyarınca taraflar akdettikleri sözleşmedeki hüküm ve koşullar ile bağlı olup kural olarak akdin süresinden önce feshi mümkün değildir. Aksi durumda haklı bir neden olmaksızın sözleşmeyi fesheden tarafın giderim yükümlülüğü doğar. Kiraya verenin tek yanlı olarak akdi feshetmesi, sözleşmeye konu işyerini kiracıya teslim etmemesi bu kapsamda sözleşmenin ihlali niteliğindedir. Bu kapsamda davalının tazminat sorumluluğu bulunmaktadır. TBK’nun 114/2 maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de
uygulanacaktır. Bu nedenle davalının kira sözleşmesine aykırı davranmasıyla oluşan sorumlulukta tazminattan indirim yapılmasını düzenleyen TBK’nun 52.maddesi uygulama alanı bulacaktır. Bu kapsamda davacı kiracı da feshi müteakip kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği yeni bir işyeri bulma konusunda gerekli çabayı göstermek zorundadır. Bunun bir sonucu olarak davacının aynı şart ve koşullarda kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği başka bir terminal binasını hangi sürede yeniden kiralayabileceği sürenin belirlenmesi, davalı kiraya verenin de bu süreye ilişkin kazanç kaybından sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının dava tarihine kadar kiralanandan elde edebileceği net gelir hesaplanmış olup davacının feshi müteakip benzer koşullarda kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği yeni bir terminal binasını hangi sürede yeniden kiralayabileceğine ilişkin bir tespit ve değerlendirme yapılmamıştır. Haksız feshe bağlı olarak davacının davalı kiralayandan isteyebileceği tazminat bedelinin yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda tespiti gerekmektedir. Bu husus yerine getirildikten sonra mahkemece davacının talebi ve davanın açılış tarihi de dikkate alınarak istek hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy