MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazda paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Davaya konu taşınmaza ait tapu kayıtlarında paydaş olarak gözüken ... ile mirasçılık belgesi ibraz edilen ve bu mirasçılık belgesine göre taraf teşkili sağlanan ...'un aynı kişi olup olmadıkları hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Mahkemece, tapu kaydında paydaş gözüken ... ile ...’un aynı kişi olup olmadıkları üzerinde durularak bu çelişki giderilmeli, gerektiğinde nüfus kayıtları getirtilip denetlenmeli,aynı kişi olduklarının anlaşılması halinde tapuda isim tashihi davası açmak üzere imkan tanınmalı ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili tam sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, paydaşlardan ... mirasçısı ...’un dava devam ederken 26.10.2008 tarihinde vefat ettiği sunulan mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır. Bu durumda, adı geçenin mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, noksan taraf teşkili ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy